Avrupa Birliği ile Güney Kore arasında Brüksel’de düzenlenen zirve, savunma, ekonomi ve güvenlik alanlarında daha yakın işbirliği arayışıyla başladı. Toplantı, Güney Kore’nin hem ekonomik hem de askeri kapasitesini Avrupa ile daha güçlü bir ilişkiye dönüştürme isteğinin dikkat çektiği bir dönemde yapılıyor.
Zirvede AB’yi Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen temsil ediyor. Güney Kore tarafında ise Devlet Başkanı Lee Jae Myung yer alıyor.
Seul, savunma kapasitesini Avrupa masasına taşıyor
Lee, ülkesinin kendi güvenliğini daha fazla kendi imkânlarıyla sağlaması gerektiğini vurgulayan bir çizgi izliyor. Güney Kore, Kuzey Kore ile 250 kilometrelik sınırı ve askerî gerilim hattıyla hâlâ teknik olarak savaş halinde sayılan bir ülke olarak savunma sanayisinde öne çıkıyor.
2020-2024 döneminde dünyanın en büyük 10 silah ihracatçısı arasında yer alan Güney Kore, 2026’da savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 8,2’sine çıkarmayı planlıyor. Ülke, NATO üyelerine silah tedarikinde de ikinci sırada bulunuyor.
Avrupalı yetkililer, bu zirveyi Güney Kore’nin savunma sanayisinden daha fazla pay alma fırsatı olarak görüyor. Geçen yılın sonlarında imzalanan güvenlik ve savunma ortaklığı da bu hattı güçlendiren adımlar arasında yer alıyor.
Polonya’nın Güney Kore silahlarına olan büyük talebi de bu çerçevede öne çıkıyor. Varşova’nın 2024’te Güney Kore’nin toplam savunma ihracatının yüzde 46’sını satın aldığı belirtiliyor.
K2 tankları, savaş uçakları ve roket sistemleri öne çıkıyor
Polonya’nın aldığı sistemler arasında K2 Black Panther tankları, FA-50 savaş uçakları ile topçu ve roketatar sistemleri bulunuyor. Bu alımlar, Güney Kore savunma teknolojisinin Avrupa güvenlik mimarisiyle daha fazla kesiştiğini gösteriyor.
Zirvede ekonomik refah ile savunma ve güvenlik başlıklarının ana gündemi oluşturması bekleniyor. ABD’nin Avrupa’daki varlığını azaltması, kıtada yaklaşık 500 milyar avroluk bir savunma açığı tartışmasını da beraberinde getiriyor.
Brüksel’deki görüşme, tam da bu boşluğun nasıl doldurulacağı sorusunun öne çıktığı bir anda yapılıyor. Güney Kore’nin bu tabloda nasıl bir rol üstlenebileceği, Avrupalı liderlerin yakından izleyeceği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Lee, K-pop ve BTS vurgusunu da gündeme taşıdı
Güney Kore Devlet Başkanı Lee, Avrupa ziyaretini sosyal medya hesabından "birbirine paralel küresel krizlerin yaşandığı bir dönem" sözleriyle değerlendirdi ve görüşmeden işbirliği çıkmasını umduğunu söyledi. Lee ayrıca ülkesinin kültürel etkisine de işaret ederek BTS örneğini öne çıkardı.
Lee’nin açıklamasında, grubun gelecek ayın başında Belçika’da vereceği ilk bağımsız konserin iki ülkenin genç kuşakları arasındaki bağı daha da güçlendireceği ifade edildi. Güney Kore’nin K-pop, sinema ve kültürel ihracat gücü, zirvede savunma ve ekonomi kadar diplomatik etki unsuru olarak da konuşuluyor.
Resmî karşılama saat 14. 00’te yapılacak, basın toplantısının ise 16. 40’ta düzenlenmesi planlanıyor. Zirve, AB ile Güney Kore arasında hem güvenlik hem de ekonomik ortaklığın hangi düzeye taşınacağına dair önemli bir işaret olarak görülüyor.
Toplantı, Rusya yaptırımları ve küresel gerilimlerin gölgesinde
Brüksel’deki gündem yalnızca Güney Kore ile ilişkilerle sınırlı değil. Avrupa Komisyonu, Rusya’ya karşı 21. Yaptırım paketine ilişkin önerisini de sundu.
Öneride, tavan fiyat incelemesinin Ocak 2027’ye ertelenmesi, Rus askerlerine Schengen Bölgesi’ne giriş yasağı getirilmesi ve Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill’in de yaptırım listesine alınması yer alıyor. Bu adımlar, Ukrayna’daki savaş ve Avrupa’nın güvenlik kaygılarıyla birlikte değerlendiriliyor.
Komisyonun gündeminde, İrlanda’daki Aughinish Alumina tesisi üzerinden Rusya ile bağlantılı ticari ilişkiler iddiası da bulunuyor. AB’nin dış politika sorumlusu Kaja Kallas, Avrupa ürünlerinin Ukraynalı sivilleri hedef alan füze ve dronlara dönüşmemesi gerektiğini söyledi.
Günün Brüksel trafiğinde bir başka başlık da Arnavutluk’taki 1,4 milyar avroluk tartışmalı emlak projesi oldu. Avrupa Komisyonu, çevresel kurallara uyulması gerektiğini hatırlatarak Tiran yönetimine gecikmeden hareket etmesi çağrısı yaptı.
Komisyonun uyarısı, Avrupa Birliği’ne katılım hedefi bulunan Arnavutluk’un çevre mevzuatıyla uyumu açısından önem taşıyor. Projeye karşı son iki haftadır gösteriler düzenleniyor.
Günün haber akışında ayrıca Çinli şirketlerin AB’nin gümrük önlemlerini nasıl aşabileceğine dair çevrim içi tekliflerinin de soru işaretleri yarattığı aktarıldı. Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda ve Litvanya’nın bu konuda Komisyon’u uyardığı belirtildi.
AB kurumlarının aynı anda hem savunma ortaklığı, hem yaptırımlar, hem de ticaret koruması başlıklarını ele alması, Brüksel’in bugün çok katmanlı bir dış politika gündemiyle hareket ettiğini gösteriyor.