Eski Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Thomas Greminger, AA Analiz için kaleme aldığı yazıda, Avrupa güvenliğinin geleceğine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Greminger, kıtanın yalnızca askeri güce bel bağlayamayacağını, caydırıcılığın yanı sıra diplomasi ve diyaloğa da ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Greminger, 1967'de kabul edilen Harmel Raporu'na atıfta bulunarak, NATO'nun o dönemde güvenliğin yalnızca askeri güce dayandırılamayacağı sonucuna vardığını hatırlattı. Rapora göre ittifakın güvenilir bir savunmaya ihtiyacı olduğu kadar, anlaşmazlıkların yönetilebileceği kanallara da gereksinim duyduğunu aktardı.
Harmel Doktrini'nin mirası
Yazıda, 1960'ların ortasında Fransa'nın NATO'nun entegre askeri komuta yapısından çekilme kararıyla alevlenen tartışmalara değinildi. İngiltere Dışişleri Bakanı Michael Stewart'ın Haziran 1966'da ortaya koyduğu "İttifak'ın sımsıkı kenetlenmesini güvence altına almak" ve "Doğu ile Batı arasında daha sağlıklı bir uzlaşı zemini aramak" ikileminin, bir yıl sonra Harmel Doktrini'ni doğurduğu ifade edildi.
Greminger, bu doktrinin askeri güç ve politik girişimin birbirini güçlendirebileceğini, riskleri azaltabileceğini ve daha istikrarlı bir güvenlik düzenine geçişi mümkün kılabileceğini ortaya koyduğunu yazdı.
ABD'nin değişen rolü
Şubat 2022'den bu yana Avrupa ülkelerinin savunma kapasitelerini güçlendirdiğini ve Kiev'e destek verdiğini anımsatan Greminger, Washington'ın önümüzdeki yıllarda Avrupa'daki varlığını azaltacağına dikkat çekti. ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinde Avrupa'nın "kendi ayakları üzerinde durabilmesi" ve "kendi savunmasında asli sorumluluğu üstlenmesi" gerektiğinin altının çizildiğini aktardı.
Greminger, Şubat 2026'daki NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nda ABD Politikadan Sorumlu Savaş Müsteşarı Elbridge Colby'nin yeni bir "NATO 3. 0" ufku çizdiğini ve Avrupa'nın konvansiyonel savunmada daha fazla sorumluluk alması gerektiğini söylediğini belirtti. Colby'nin "odak noktamızı salt askeri güce indirgememizi gerektirmiyor" sözlerine yer veren Greminger, bu mesajın Avrupa güvenliğinin yalnızca caydırıcılıkla sağlanamayacağını gösterdiğini vurguladı.
Caydırıcılık ve diyalog dengesi
Yazıda, 1979 tarihli NATO Çift Yön Kararı'nın yeni silahlar konuşlandırma kararlılığını silah kontrolü masasına oturma teklifiyle aynı düzlemde değerlendirdiği hatırlatıldı. Ronald Reagan ve Helmut Schmidt'in 1981'deki ortak bildirisinde "Silahların kontrolü ve silahsızlanma; tıpkı caydırıcılık ve savunma gibi İttifak'ın güvenlik politikasının ayrılmaz birer parçasıdır" ifadelerine yer verildiği aktarıldı.
Greminger, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın güven ortamını yerle bir ettiğini ve Avrupa güvenlik mimarisinin temel ilkelerini sarstığını belirtti. Önümüzdeki yıllarda Avrupa güvenliğinin zıtlaşma ve caydırıcılık sarmalında şekillenmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu ifade eden Greminger, asıl sınavın tırmanışı önlemek için caydırıcılığı, güvensizlik iklimini ve Batı ile Rusya arasındaki 5 bin kilometrelik temas hattını yönetmek olacağını kaydetti.
Bu süreçte kriz iletişim kanallarının yeniden işlerlik kazanması, istenmeyen olayları önleyecek mekanizmaların kurulması ve askeri risk yönetimi tedbirlerinde mutabakata varılmasının şart olduğunu vurguladı.
AGİT'in yeniden yükselişi
Greminger, Harmel felsefesinin günümüzdeki stratejik ağırlığının, caydırıcılık ve diyaloğun birbirine zıt kavramlar olmadığını, aksine aynı güvenlik mimarisini omuzlayan iki temel dayanak olduğunu kanıtladığını yazdı. Bu noktada AGİT'in hayati bir diyalog ve müzakere platformu olarak yeniden sahneye çıkabileceğini belirten Greminger, örgütün Kuzey Amerika'dan Avrupa'ya, Rusya ve Ukrayna'dan Orta Asya'ya uzanan geniş bir jeopolitik ekseni tek çatı altında buluşturduğuna dikkat çekti.
Greminger, Avrupa'nın stratejik özerkliğini salt caydırıcılık üzerinden inşa edemeyeceğini, daha muktedir bir Avrupa için güçlü silahlı kuvvetler ve savunma sanayii kadar etkin diplomasi ve geniş çaplı uluslararası angajmanın da zorunlu olduğunu sözlerine ekledi.