ABD Dışişleri Bakanlığı, Avrupa'da "Medeniyet Bağları, Demokratik Dayanıklılık ve Hukukun Üstünlüğü" adı altında MAGA gündemine uygun projelere hibe programı başlattı. Program kapsamında 3 milyon dolara kadar hibe verileceği belirtilirken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'den sert tepki geldi.
Merz, 15 Temmuz'da yaptığı açıklamada, "Biz Amerikan seçimlerine müdahale etmiyoruz. Amerikan hükümetinin veya ona yakın yapıların Almanya'daki seçimlere müdahale etmesini de istemiyorum" dedi.
Hibe Programının Detayları
Dışişleri Bakanlığı, fonların yalnızca insan hakları girişimlerine destek amacı taşıdığını, siyasi partilere yönelik olmadığını duyurdu. Program, "ulusal egemenlik, göç, sansür ve hukuki mekanizmaların kötüye kullanımı" konularını ele alan ve "ortak siyasi felsefe, hukuki ilkeler ve Batı medeniyet mirası" ile uyumlu projelere açık olacak.
Ancak eski ABD'li yetkililer, bu girişimin Dışişleri Bakanlığı'nın aylardır sürdürdüğü daha geniş bir kampanyanın parçası olduğunu, kamu fonlarının Avrupa'daki aşırı sağ gruplara ve muhtemelen siyasi partilere yönlendirilmesini amaçladığını iddia etti. Başvuru kriterlerinin belirsiz olduğu, duyuruda "bireyler" ve "kamu kurumları" ifadelerinin yer aldığı ancak hangi kategorilerin kapsandığının netleştirilmediği belirtildi.

Merz'in Tepkisi ve Almanya'daki Yasal Durum
Merz, Almanya'da yabancı kaynaklardan parti finansmanının yasalarla yasaklandığını vurguladı. Eski bir ABD'li yetkili, "Dışişleri Bakanlığı, normalde sahip olamayacakları kaynakları sağlayarak sağ partilere avantaj kazandırmaya ve Avrupa seçimlerinde teraziyi değiştirmeye çalışıyor gibi görünüyor" dedi.
ABD'nin Avrupa'daki Sağa Desteği
Program, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance dahil üst düzey yetkililerin göç, kürtaj ve çevrimiçi düzenleme konularında Batı Avrupalı müttefiklere yönelik sert eleştirilerinin ardından geldi. Dışişleri Bakanlığı çalışanlarının Avrupa'daki sosyal muhafazakar örgütler ve aşırı sağ partilerle aktif temas kurduğu bildirildi.
Aralık ayında yayımlanan yeni ABD ulusal güvenlik stratejisinde, Avrupa'nın "medeniyet silinmesi" ile karşı karşıya olduğu ve "vatansever Avrupa partilerinin" etkisinin olumlu değerlendirildiği belirtildi. Bu ifade, popülist hareketlere açık bir gönderme olarak yorumlandı.
İngiltere'den Tepki ve Sarah B. Rogers
Geçen ay İngiltere hükümeti, Dışişleri Bakanlığı'nın üst düzey yetkililerinden Sarah B. Rogers'ın Londra'daki bir sağ muhafazakar konferansta dile getirdiği, İngiliz polisinin ifade özgürlüğü nedeniyle binlerce kişiyi gözaltına aldığı iddiasını reddetti. Rogers, daha önce İrlanda ziyaretinde "dijital özgürlüğü teşvik" için 500 bin dolar sözü vermişti.
Rogers'ın daha önce ekonomik liberteryenizm ve sosyal muhafazakarlık çizgisindeki İngiliz düşünce kuruluşu Prosperity Institute'un etkinliklerine katıldığı belirtildi. ForumDaily, Prosperity Institute'a Dışişleri Bakanlığı'nın hibe programına başvurmayı planlayıp planlamadığını sordu.
Potansiyel Alıcılar ve Dışişleri Bakanlığı'nın Açıklaması
Program kapsamında Avrupa'da fon alması muhtemel kuruluşlar arasında, muhafazakar gündemin öne çıkan konularını savunan İngiliz Free Speech Union ve Macaristan'da Viktor Orban'ın iktidardan ayrılmasının ardından desteğini kaybeden yapılar sayılıyor.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise yaptığı açıklamada, "Trump yönetimi, Avrupa dahil tüm dünyada demokrasi ve insan haklarını korumaya kararlıdır. Avrupa'daki programlarımız, müttefiklerimizin bu hakları, ilkeleri, medeniyet özgüvenini ve egemenliğini baltalamak isteyenlere karşı desteklemeyi amaçlamaktadır. Defalarca belirttiğimiz gibi, programlarımız yalnızca insan haklarına yöneliktir; bu fonlar siyasi partiler için tasarlanmamıştır" dedi.