Alüminyum fiyatları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından küresel arz üzerindeki etkilerine dair endişelerin artmasıyla son dört yılın en yüksek seviyesine çıktı. Londra Metal Borsası’nda alüminyumun ton fiyatı 3 bin 734 dolara kadar yükseldi. Daha sonra fiyat 3 bin 716 dolar seviyesinde dengelendi. Petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş ve emtia piyasalarındaki dalgalanma, enflasyonist baskılara ilişkin kaygıları da artırdı. Savaşın yarattığı belirsizlik, metal piyasasında da sert fiyat hareketlerini beraberinde getirdi. Piyasadaki en büyük kaygılardan biri Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan alüminyum ticareti oldu. Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yıllık yaklaşık 6,2 milyon tonluk alüminyum üretimi ve ihracatı bu hattaki riskler nedeniyle baskı altında görülüyor. Bu üç ülkenin alüminyum ihracatının yaklaşık yüzde 80’inin Hürmüz Boğazı üzerinden yapılması, bölgedeki gerilimi fiyatlara doğrudan yansıtan unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Emirates Global Aluminium’a ait Et-Tavila tesisinin, savaşın ardından İran’ın füze ve İHA saldırılarında zarar görmesi de arz endişelerini daha da artırdı. Savaş öncesinde de küresel alüminyum piyasasında arz sıkıntıları bulunduğu, çatışmalarla birlikte bu sorunların derinleştiği değerlendiriliyor. Alüminyum fiyatları, savaşın başladığı günden bu yana yüzde 18’den fazla arttı. Böylece Mart 2022’den bu yana görülen en yüksek seviyeler yeniden test edilmiş oldu. Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, yükselişin temel nedenlerinden birinin savaşın arzı olumsuz etkilemesi olduğunu söyledi. Ergezen’e göre Batı Asya ve Körfez bölgesi küresel alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 8-9’unu sağlıyor ve Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma riski fiyatları yukarı itiyor. Ergezen, artan talep ve azalan arzın fiyatları desteklediğini, veri merkezleri, yapay zeka altyapıları, yenilenebilir enerji yatırımları ve elektrikli araç sektörünün de alüminyum talebini artırdığını belirtti. Enerji maliyetlerindeki artışın da üretim giderlerini yükselttiğine dikkat çekildi. Alüminyum üretiminde maliyetin önemli bir bölümünü elektriğin oluşturduğu, bu nedenle enerji fiyatlarındaki yükselişin doğrudan maliyetlere yansıdığı ifade edildi. Dünyanın en büyük alüminyum üreticisi olan Çin’in üretime üst sınır getirmiş olması da arzın talebi karşılamasını zorlaştıran bir başka etken olarak öne çıktı.