Hawaii'de doğan ve çocukluğunun ilerleyen döneminde ailesiyle Teksas'a yerleşen Audrey Wozniak, 6 yaşında müzik eğitimine başladı. Çocuk programı Susam Sokağı'nda keman sanatçısı Itzhak Perlman'ı izlemesinin ardından ailesinin desteğiyle kemana yöneldi.
Wozniak, çocukluk ve gençlik yıllarında Beethoven, Bach ve Mozart gibi Batı müziğinin önemli bestecilerinin eserleriyle yetişti. Lise döneminde Japonya'da bir yıl eğitim gördü ve bu deneyimin ardından Çince öğrenmeye başladı.
Farklı kültürlerin müziğini araştırdı
Üniversite yıllarında Azerbaycan, Uygur Türkleri, Çin ve Endonezya'nın geleneksel müzikleriyle tanışan Wozniak, kemanın farklı kültürlerde ve tekniklerde nasıl kullanıldığını araştırdı. Bu süreçte İranlı kemençe sanatçısı Kayhan Kalhor ile tanıştı.
Kalhor'un İstanbul'a gitmesini tavsiye etmesinin ardından 2015'te Türkiye'ye gelen Wozniak, etnomüzikoloji alanıyla ilk kez burada tanıştı. Toplumları müzik ve ses üzerinden anlamaya çalışan bu alandaki doktorasını Harvard Üniversitesinde tamamladı.
Doktorasının ardından 2024'te Türkiye'de kalmaya karar veren Wozniak, yaşamını İngiltere, İstanbul ve Rize arasında sürdürüyor. Konserleri, araştırmaları ve hazırladığı televizyon programlarıyla Türk müziğini farklı kültürlerle buluşturmayı amaçlıyor.
Türk müziğini meşk geleneğiyle öğrendi
Wozniak'ın Türkiye'deki ilk dönemlerinde dikkatini çeken unsurlardan biri meşk geleneği oldu. Bir hocasının ofisinde müzisyenlerin çay içip sohbet ettikten sonra sazlarını çıkararak birlikte eser icra etmesi, Türk müziğinin Batı müziğinden farklı öğrenme ve aktarma biçimini görmesini sağladı.
Türkçe bilmediği dönemde mikrotonal müzikteki ses aralıklarının kendisine farklı geldiğini anlatan Wozniak, kemanın 250 yıldan uzun süredir Türk müziğinde bulunmasına rağmen Türkiye'de farklı bir teknikle çalındığını ifade etti.
Karadeniz müziğindeki kemençeyle de ilgilenen Wozniak, bölgenin karmaşık ritimlerini, çarpmalarını ve tekniklerini öğrenmeye çalıştığını söyledi. Kırşehir ve Elazığ'ın binlerce yıl öncesine uzanan müzik tarihinden de etkilendiğini belirtti.
Dayanışma konserinde Neşet Ertaş eseri çaldı
Wozniak, Zürih Türk Musikisi Cemiyetinin davetiyle vereceği konserin, Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığı döneme denk gelmesi üzerine dayanışma konserine dönüştürüldüğünü anlattı. Konserde Neşet Ertaş'ın Neredesin Sen adlı eserini çaldığını belirtti.
Uzun hava, kırık hava ve bozlaklarla tanıştıktan sonra Neşet Ertaş'ın önemini kavradığını söyleyen Wozniak, sanatçının eserlerini icra etmekten büyük keyif aldığını dile getirdi. Wozniak, dinleyicilerin eserlere sözleriyle eşlik etmesini ortak bir duygunun yeniden canlanması olarak değerlendirdi.
Batı ve Türk müziğini birleştiren projeler
Türk müziğinin yalnızca anlatılarak kolayca anlaşılamayacağını belirten Wozniak, çalışmalarında ve sahnelerinde küçük örnekler sunmaya çalıştığını söyledi. Batı ve Türk müziğini birleştiren projelerde yer alan sanatçı, iki müzik geleneği üzerine edindiği eğitimi çalışmalarına farklı bir bakış açısı olarak yansıttığını ifade etti.
TRT Müzik için hazırladığı Türkiye'yi Dinliyorum programı sayesinde Türkiye'nin birçok bölgesini ziyaret eden Wozniak, gittiği yerlerde bölge müziklerini yerel sanatçılardan öğrendi.
Türkiye'nin çevresinin, ekolojisinin ve tarihî konumlarının kendisini etkilediğini belirten Wozniak, İngiltere'yi görev, İstanbul'u iş ve araştırma, Rize'yi ise keyif, ekoloji ve huzurla ilişkilendirdi. Türkiye'de kendisini rahat, mutlu ve güvende hissettiğini söyledi.