14. Elektronik İzleme Konferansı, "Değişen Dünyada Elektronik İzleme-Algı ve Gerçeklik" temasıyla Antalya'da başladı. Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Antalya Eğitim ve Sosyal Tesisi'ndeki konferansa 32 ülkeden elektronik izleme alanında çalışan uzmanlar, uygulayıcılar, akademisyenler ve teknoloji temsilcileri katıldı.
Konferansın açılışında konuşan CEP Başkanı Annie Devos, Türkiye'nin ceza ve tevkifevleri alanında adalet sistemine önemli katkı sunduğunu söyledi. Devos, 32 ülkeden 400 kişinin katıldığı programın amacının elektronik izlemeye ilişkin algıyla gerçek arasındaki farkı ortaya koymak olduğunu belirtti.
Elektronik izlemede ortak çerçeve vurgusu
Elektronik izlemenin teknolojik bir araç olduğunu ve bu araçtan yararlanılması gerektiğini ifade eden Devos, uygulamanın bir politika olarak sisteme yerleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Devos, elektronik izleme araçlarının doğru ve düzenli kullanılması için çalışıldığını, konunun belirli bir çerçeveye oturtulması gerektiğini kaydetti.
Dünyanın hızlı bir dönüşümden geçtiğini belirten Devos, ülkelerin elektronik izleme konusunda bir araya gelerek müzakere yürütmesi ve ortak fikir geliştirmesi gerektiğini söyledi. Devos ayrıca elektronik izlemenin usulüne uygun biçimde ve belirli kurallar çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurguladı.
Denetimli serbestlikte teknoloji kullanımı
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz da suçun niteliğinin değiştiğini, risklerin çeşitlendiğini ve toplumların güvenlik beklentilerinin farklılaştığını ifade etti. Teknolojinin ceza adalet sistemlerine yeni araçlar kazandırdığını belirten Yılmaz, infaz sürecinin yalnızca hükmün yerine getirilmesinden ibaret olmadığını söyledi.
Yılmaz, risklerin doğru değerlendirilmesi, ihtiyaçların belirlenmesi, denetimin etkin yürütülmesi ve bireyin yeniden topluma kazandırılmasının infaz sürecinin temel unsurları olduğunu belirtti. Genel Müdür, denetimli serbestliğin bu yaklaşımın önemli karşılıklarından biri olduğunu kaydetti.
Yılmaz, yapay zeka, biyometrik sistemler ve uzaktan takip teknolojilerinin daha etkin, ölçülebilir ve ihtiyaçlara duyarlı uygulamalar geliştirilmesine imkan sağladığını söyledi. Teknolojinin tek başına amaç olmadığını belirten Yılmaz, esas meselenin teknolojiyi doğru kişide, doğru ihtiyaç tespitiyle ve uygun ölçüde kullanabilmek olduğunu ifade etti.
Biyometrik imza yöntemi gündemde
Geleceğin infaz sisteminin daha doğru karar veren, daha etkin denetleyen, daha güçlü rehabilite eden, şeffaf ve ölçülebilir bir yapıya sahip olması gerektiğini belirten Yılmaz, teknolojik imkanların geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Yılmaz, yakın zamanda hayata geçirilecek biyometrik imza yönteminin bu çalışmaların örneklerinden biri olduğunu belirtti. Biyometrik imza sistemiyle elektronik izleme kapasitesinin artırılacağını söyleyen Yılmaz, çalışmaların temel ölçütlerinin insan onuruna saygı, hukukun üstünlüğü ve toplumun güvenliği olduğunu kaydetti.
Çalıştay ve tematik oturumlar yapılacak
Üç gün sürecek konferansta elektronik izlemenin ceza adalet sistemlerindeki yeri, uygulama örnekleri, mağdur güvenliği, dijital dönüşüm, biyometrik teknolojiler, etik ilkeler ve ölçülülük başlıkları ele alınacak. Programda genel oturumların yanı sıra farklı konularda çalıştaylar ve tematik oturumlar düzenlenecek.
Konferans kapsamında elektronik izlemenin şiddet içeren aşırıcılığın önlenmesindeki rolü, mağdurların elektronik izlemeye ilişkin yaklaşımları, dijital çağda insan odaklı adalet anlayışı ve teknolojik yeniliklerin kurumsal ve toplumsal yapılara uyumu da değerlendirilecek.
Programda Türkiye'nin elektronik izleme alanındaki uygulamalarının, teknik altyapısının ve kurumsal tecrübesinin uluslararası katılımcılarla paylaşılması hedefleniyor. Farklı ülkelerdeki iyi uygulama örneklerinin incelenmesi ve yeni teknolojik yaklaşımların takip edilmesi de konferansın amaçları arasında yer alıyor.
Konuşmaların ardından Çelebi Yılmaz, protokol üyelerine plaket takdim etti. Konferans 8 Ekim'de sona erecek.