Arnavutluk’ta, Jared Kushner ile bağlantılı olduğu belirtilen lüks tatil köyü projesine karşı tepki giderek büyüyor. Başkent Tiran’da pazartesi ve salı günleri binlerce kişi Başbakanlık binası önünde toplanarak planlanan yatırıma itiraz etti.
Göstericiler, "Arnavutluk satılık değildir" sloganı attı. Eylemlerde projenin iptali, Başbakan Edi Rama’nın istifası ve kamu ile özel varlıkların hükümete yakın çıkar çevrelerine aktarılmasına son verilmesi talep edildi.
Öne çıkanlar
- Protestoların odağında, güney Arnavutluk’taki koruma altındaki Narta Lagünü bölgesinde planlanan özel bir yatırım var.
- Proje, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile ilişkilendiriliyor.
- Göstericiler, çevresel tahribat ve kamu yararının göz ardı edilmesi gerekçesiyle projeye karşı çıkıyor.
- Geçen hafta alanda özel güvenlik görevlileri ile protestocular arasında yaşanan gerginlik öfkeyi artırdı.
- Polislerin olay yerinde müdahale etmediği yönünde suçlamalar dile getirildi.
Koruma altındaki bölgeye itiraz
Proje, Narta Lagünü’nün hassas ekosistemini tehdit ettiği gerekçesiyle çevre gruplarının, aktivistlerin ve bazı yerel halkın uzun süredir tepkisini çekiyor. Bölge, Arnavutluk’un en önemli koruma altındaki kıyı alanlarından biri olarak görülüyor.
İtirazları büyüten gelişmelerden biri, geçen hafta özel güvenlik görevlilerinin göstericilere saldırdığı iddiası oldu. Aynı süreçte şirketin, inşaat hazırlıkları kapsamında araziyi ve sahile erişimi dikenli tellerle çevirdiği aktarıldı. Olay sırasında bölgede bulunan polislerin müdahale etmemekle suçlandığı bildirildi.
Kushner’in planı ve Rama’nın savunması
Kushner, özel sermaye şirketi Affinity Partners aracılığıyla bu alanı 2024 yılında lüks bir tatil köyüne dönüştürme planını açıklamıştı. Bu yılın başında da eşi Ivanka ile birlikte bölgeyi ziyaret ettiği belirtildi.
Başbakan Edi Rama ise projeyi açık biçimde savunuyor. Rama, henüz ortada resmî bir proje olmadığını, yatırımcı şirketin çevresel değerlendirme sürecini sürdürdüğünü söylüyor.
Rama, pazartesi günü Zvernec’teki önerilen geliştirme planını "seçkin turizm" vizyonunun parçası olarak övdü. Aynı gün yazar ve siyasi analist Fatos Lubonja’ya kişisel saldırı niteliğinde bir çıkış yaptı.
Protestolarda sert suçlamalar
Saturday günkü protestoda konuşan Fatos Lubonja, Rama’yı kamu yararı yerine örgütlü suç ve oligarşik ağların çıkarlarını korumakla suçladı. Lubonja, başbakanın projede doğrudan rol aldığı görüşünü savunarak Rama’nın savunmasını "gülünç" olarak nitelendirdi.
Lubonja, Rama’nın protestocularla ilk kez doğrudan karşı karşıya gelmediğini de söyledi. Ona göre başbakan, bu projelerin arkasındaki itici güç olduğu ve kendi çevresindeki kimsenin siyahı beyaza çevirecek kadar etkili olmadığına inandığı için sert bir tavır alıyor.
Siyaset bilimi öğretim üyesi Ermal Hasimja ise asıl sorunun şeffaflık eksikliği olduğunu belirtti. Hasimja, Kushner’in ilgisinin açık ve kamuya mal olmuş olduğunu, ancak diğer yatırımcılar konusunda net bilgi verilmemesinin tartışmayı büyüttüğünü söyledi.
Hasimja ayrıca yıllar süren yasal değişikliklerin çevresel korumaları giderek zayıflattığını ve bunun bu tür projelerin önünü açtığını dile getirdi. Böylece tartışma yalnızca tek bir yatırımın ötesine geçerek, koruma alanlarının geleceği ve karar süreçlerinin şeffaflığı etrafında genişledi.
Toprak, çevre ve güç tartışması
Together Movement lideri Arlind Qori ise Rama’nın projedeki rolünün, onu yerli ve yabancı oligarşik çıkarlarla iç içe geçmiş bir çizgide gösterdiğini öne sürdü. Qori’ye göre Zvernec projesi, Arnavut halkının refahından çok oligarkların, yolsuzluk içindeki yetkililerin ve Rama’nın iktidarını sürdürme arzusunun hizmetinde görünüyor.
Qori, hükümeti koruma altındaki alanları ve kamu varlıklarını yok etmekle, Zvernec’te ve ülke genelinde küçük ve meşru toprak sahiplerinin haklarını zedelemekle suçladı. Böylece protestolar, bir tatil köyü planının ötesine geçerek çevre, mülkiyet ve kamu yönetimi başlıklarını aynı anda gündeme taşıdı.
Bağlam: Narta Lagünü üzerindeki tartışma, Arnavutluk’ta turizm yatırımları ile çevresel koruma arasında süren gerilimin yeni bir örneği olarak öne çıkıyor. Son protestolar, hem yatırımın kimler için ve nasıl yürütüldüğü sorusunu hem de koruma altındaki kıyı bölgelerinde kamu yararının nasıl korunacağı meselesini yeniden tartışmaya açtı.