Avrupa kıtası, Haziran ayının son haftasında etkili olan yoğun sıcak hava dalgasıyla mücadele ediyor. Uzmanlar, hükümetlerin bu olayı geçici bir acil durum gibi ele almak yerine, altyapıyı iklim değişikliğine kalıcı biçimde uyarlaması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Rekor sıcaklıklar peş peşe kırıldı
Fransa'da 24 Haziran 2025, ülke tarihinin en sıcak günü olarak kayıtlara geçti. Ülkenin batısındaki Balyo kentinde termometreler 44 dereceyi gösterdi. Sıcak hava dalgası İber Yarımadası'ndan başlayarak Fransa, İngiltere, Almanya, İsviçre ve İtalya'yı etkisi altına aldı; ardından Orta Avrupa ve Balkanlar'a doğru ilerledi.
El Cezire'nin izleme birimi, Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi ve Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine dayanarak yaptığı değerlendirmede çarpıcı rakamlar ortaya koydu. Paris'te sıcaklıklar mevsim normallerinin 16 derece üzerine çıkarken, Barselona'da 7, Lizbon'da 11 derecelik artış yaşandı. Londra 35 dereceyi gördü; bu, normallerin 14 derece üzeriydi. Brüksel ve Berlin'de 35, Roma ve Milano'da ise 36 dereceyi aşan sıcaklıklar kaydedildi. Prag ve Budapeşte'de ise artış 10 dereceyi buldu.
Can kayıpları ve günlük yaşama etkisi
Bilimsel tanıma göre, sıcaklığın art arda üç günden fazla mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi 'sıcak hava dalgası' olarak adlandırılıyor. Uzmanlar, gece sıcaklıklarının yüksek seyretmesinin vücudun soğumasını engelleyerek kalp, akciğer ve dolaşım sistemi üzerindeki baskıyı artırdığını ve ölüm riskini yükselttiğini belirtiyor.
Fransa'da sağlık yetkilileri, dalganın zirve yaptığı dönemde çoğunluğu yaşlılardan oluşan 1000 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı; veriler tamamlandıkça bu sayının artması bekleniyor. Diğer Avrupa kentlerinde okullar tatil edildi, tren seferleri aksadı, hastaneler üzerindeki yük arttı, su ve elektrik talebinde patlama yaşandı.
Etkiler yalnızca insan sağlığıyla sınırlı kalmadı. Macaristan'da Paks Nükleer Santrali, soğutma suyu olarak kullandığı Tuna Nehri'nin ısınması nedeniyle üretimini düşürmek zorunda kaldı. İtalya'da Po Nehri'nin debisinin düşmesi sonucu tuzlu su, iç kesimlere 18 kilometre kadar ilerleyerek tarım alanları ve sulak alanları tehdit etti.
Altyapı yetersizliği ve uzman uyarıları
Karbon Enerji ve İklim Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Kerim el-Cündi'ye göre, Avrupa hükümetleri bu dalgalara hâlâ 'geçici acil durum' mantığıyla yaklaşıyor ve sorumluluğu tamamen bireylere yıkıyor. El-Cündi, asıl meselenin Orta Avrupa ikliminin kuzeye, Orta Avrupa'nın ise Akdeniz iklimine kayması olduğunu vurguladı. "Fransa, İngiltere, Almanya ve Avusturya gibi ülkeler bu büyük değişime hazır değil" diyen el-Cündi, Fransa'da son dalgada yaşanan 1000 ölümün, yılda 55 dereceyi bulan Kuveyt veya Ahvaz'da dahi kaydedilmediğine dikkat çekti.
Uzman, Avrupa ülkelerinde havalandırma, gölgelendirme ve soğutma sistemlerinin son derece yetersiz olduğunu; demiryolu hatlarının mevcut sıcaklıklara dayanacak şekilde tasarlanmadığını, bu nedenle aşırı sıcaklarda rayların bükülmemesi için seferlerin iptal edildiğini söyledi. Bazı havalimanlarında pistlerin erimesi olayın ciddiyetini gözler önüne serdi. El-Cündi, hükümetlerin altyapıyı hızla yenilemesi ve sıcak hava dalgalarını 'acil durum' değil, yeni bir iklim gerçeği olarak kabul etmesi gerektiğini belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, küresel çapta her yıl 489 bin kişi sıcak hava dalgalarına bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor. 2003'te 70 bin, 2022'de ise 62 bin ölüm kayıtlara geçti. DSÖ, özellikle risk grubundaki yaşlı, hasta ve çocukların korunması, öğle saatlerinde dışarı çıkılmaması, bol sıvı tüketilmesi ve açık havada çalışanlar için ek tedbirler alınmasını öneriyor.