Van Gölü kıyısında, Süphan Dağı manzarasına karşı konumlanan Ayanis Kalesi, Urartu medeniyetinin izlerini doğal güzelliklerle bir arada sunuyor. Yaklaşık 250 metre yüksekliğindeki kale, Van'ın öne çıkan arkeolojik alanları arasında yer alıyor.
Urartu Krallığı'nın son yerleşimi olarak değerlendirilen Ayanis'te sürdürülen kazılar, yeni yapı ve buluntuların ortaya çıkarılmasına katkı sağlıyor. Kazı çalışmalarının ilerlemesiyle kalenin bazı bölümleri kademeli olarak ziyaretçilere açıldı.
Urartu mirasının önemli yapıları
Kalede çok sayıda kraliyet yapısı ve tarihi kalıntı bulunuyor. Bunların başında, Urartuların baş tanrısı Haldi'ye adanan tapınak geliyor.
Taş ve kerpiç mimarinin bir arada kullanıldığı Haldi Tapınağı, Urartu döneminin en iyi korunmuş dini mimari örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Tapınak, özenli taş işçiliğiyle öne çıkıyor.
Van Gölü çevresinde milattan önce 9. Ve 6. Yüzyıllar arasında gelişen Urartu Krallığı, başkent olarak günümüzdeki Van kentinin bulunduğu alandaki Tuşpa'yı kullandı. Krallığın etkisi Doğu Anadolu'nun yanı sıra Ermenistan'ın bazı bölgeleri, İran'ın bir bölümü ve Kuzey Irak'a kadar uzandı.
Urartular, kale ve savunma yapılarının yanı sıra su tesisleri, taş mimari ve çivi yazılı kitabeleriyle tanınıyor. Ayanis Kalesi, bu uygarlığın geride bıraktığı büyük yerleşimlerden sonuncusu olarak kabul ediliyor.

Kazılar turizm ilgisini artırıyor
Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve kazı heyeti başkanı Mehmet Işıklı, kazı sezonunun başlamasıyla Ayanis Kalesi'ne yönelik ilginin arttığını söyledi. Işıklı, kalenin Van Gölü kıyısındaki konumu, doğal çevresi ve tarihi kalıntılarıyla turizm açısından güçlü özelliklere sahip olduğunu belirtti.
Işıklı, kalenin öneminin yalnızca arkeolojik kalıntılarıyla sınırlı olmadığını, ziyaretçilere Urartu medeniyetinin son dönemlerini tanıma imkânı sunduğunu ifade etti. Kale son dönemde Fransa, İspanya, ABD, Japonya, Birleşik Krallık ve Güney Afrika'dan turist gruplarını ağırladı.
Türkiye'deki seyahat acenteleri birliğinde görevli Cevdet Özgökçe, yabancı turist ilgisindeki artışın kalenin bölgesel turizm haritasındaki konumunu güçlendirdiğini söyledi. Özgökçe, kazıların 1989'dan bu yana sürdüğünü ve alanın tamamının ziyaretçilere açılması için çalışmaların devam ettiğini aktardı.
Özgökçe, geniş alanı ile tarihi ve doğal değerlerinin Ayanis Kalesi'ni yeni bir turizm rotasına dönüştürebileceğini, bunun da ziyaretçilerin Van'da geçirdiği süreyi artırabileceğini kaydetti.
Yerel ve yabancı ziyaretçilerin ilgisi
Turist rehberi Nurten Erkul, son yıllardaki kazı çalışmalarının kaleyi yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken duraklardan biri haline getirdiğini söyledi. Erkul, tarihi değer ile doğal güzellikleri bir arada barındıran Ayanis Kalesi'nin yakın gelecekte önemli bir turizm merkezi olacağı görüşünü dile getirdi.
Turist rehberi Özkan Deniz de Urartu mirasına yönelik ilginin son yıllarda arttığını belirterek Ayanis Kalesi'nin bu medeniyetin en önemli duraklarından biri olduğunu söyledi. Deniz, kalenin Türkiye'den ve yurt dışından seyahat acenteleri ile rehberlerin programlarına daha fazla dahil edilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Ayanis Kalesi, kazıların ortaya çıkardığı Urartu mirasını Van Gölü ve Süphan Dağı manzarasıyla birleştiriyor. Çalışmalar ilerledikçe alanın tamamının ziyaretçilere açılması hedefleniyor.