Birleşik Arap Emirlikleri, İran’ın Kuveyt’i hedef alan insansız hava aracı ve füze saldırılarını sert sözlerle kınadı. Abu Dabi, saldırıların Kuveyt’in egemenliğine açık bir ihlal ve ülkenin güvenliği ile istikrarına doğrudan tehdit olduğunu açıkladı.
BAE Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, Kuveyt’in güvenliğini korumaya dönük atacağı her adımın desteklendiği vurgulandı. Emirlikler, saldırıları "terör saldırısı" olarak nitelendirdi ve Kuveyt’le tam dayanışma mesajı verdi.
Körfez’de gerilim arttı
Saldırıların, Körfez’deki güvenlik dengelerini bir kez daha sarstığı belirtildi. Kuveyt ve Bahreyn, üç gün içinde İran kaynaklı ikinci füze yağmuruyla karşı karşıya kaldı.
Kuveyt’te uluslararası havaalanı çevresinde art arda patlamalar duyuldu. Daha önce aynı bölgeye yönelik bir saldırıda bir kişinin öldüğü aktarıldı.
Havacılık yetkilileri, hava sahasını geçici olarak kapattı ve 11 ticari uçuş başka yönlere çevrildi. Uçuşlar daha sonra yeniden başlatıldı.
İran, saldırıyı üstlendi
İran Devrim Muhafızları’na yakın bir yayın organında yer alan açıklamaya göre, saldırıyı Devrim Muhafızları üstlendi. Açıklamada, Balistik füzelerin Kuveyt’teki Ali El Salim Üssü ile Bahreyn’deki ABD Donanması’nın Beşinci Filosu’na ait kritik unsurları hedef aldığı ileri sürüldü.
İran tarafı, saldırıların sabah saatlerinde İran’daki iletişim kulelerine düzenlendiği söylenen ABD insansız hava aracı saldırılarına misilleme olduğunu savundu.
ABD tarafı hasar iddiasını reddetti
ABD Merkez Komutanlığı, Kuveyt ve Bahreyn’e yönelen altı füzenin hava savunma sistemlerince düşürüldüğünü, yedinci füzenin ise hedefe ulaşamadığını bildirdi. Komutanlık, Bahreyn’deki Beşinci Filo karargâhının hasar gördüğü yönündeki İran iddiasını da reddetti.
Gerilim, şubat sonunda başlayan ve bölgedeki tansiyonu yükselten savaşın yeni bir aşamaya taşındığı yorumlarını beraberinde getirdi. Nisan başında ilan edilen ateşkes ağır çatışmaları durdursa da, son günlerdeki gelişmeler kalıcı bir uzlaşmaya hâlâ ulaşılamadığını gösteriyor.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin çıkışı, Körfez ülkelerinin çatışmanın kendi topraklarına ve hava sahalarına sıçramasından duyduğu kaygının yeni bir yansıması olarak öne çıktı. Abu Dabi, bölgesel istikrarın korunması çağrısını da yineledi.