İsrail'in Güney Lübnan'daki askeri varlığı, 17 Nisan 2026'da ilan edilen ateşkes anlaşmasının ardından genişlemeye devam ediyor. El Cezire'nin açık kaynak birimi tarafından yapılan analize göre, İsrail ordusunun tampon bölge olarak belirlediği alan yaklaşık 60 kilometrekare daha büyüyerek 650 kilometrekareye ulaştı.
İsrail ordusunun yayımladığı haritaları karşılaştıran birim, sınır hattının yüzde 10 oranında genişlediğini tespit etti. Bu genişleme, İsrail'in bölgede yeni bir saha gerçekliği oluşturma çabalarının sürdüğünü gösteriyor.
Hizbullah ile çatışmaların seyri
Hizbullah, 8 Ekim 2023'te "Gazze'ye destek cephesi" adı altında İsrail ile çatışmalara başladı. Dönemin Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, parti yetkililerine göre İsrail'in konumunu tespit edip kendisini hedef alamayacağına inanıyordu.
Ancak 27 Eylül 2024'te Beyrut'un güney banliyösüne düzenlenen büyük bir hava saldırısında Nasrallah öldürüldü. Ardından halefi Haşim Safiyuddin ve onlarca üst düzey askeri ve güvenlik yetkilisi de suikastlarla hedef alındı.
"Sarı hat" ve işgalin derinleşmesi
Nasrallah ve Safiyuddin suikastları, Lübnan cephesinde dönüm noktası oldu. İsrail ordusu, sınır güvenliğini koruma gerekçesiyle beş yüksek tepeyi işgal etti ve bu bölgeyi "sarı hat" olarak adlandırdı. Bu hat yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor, 10 kilometre derinliğe ulaşıyor ve 55 kadar kasabayı içine alıyordu.
İlerleyen süreçte İran lideri Ali Hamaney'in öldürülmesi, Hizbullah için yeni bir kırılma noktası oldu. İntikam amacıyla cephe alevlenirken İsrail geniş çaplı bir operasyon başlattı; güney köylerini, Beyrut'un güney banliyösünü ve Bekaa'yı onlarca zorunlu tahliye uyarısıyla hedef aldı.
Şehirlerin yıkımı ve zorunlu göç
İsrail güçleri Bint Cebel şehrini tamamen havaya uçurarak yerle bir etti. Bir zamanlar canlı bir ekonomiye sahip olan bu güney şehri harabeye döndü. Aynı şekilde El-Hıyam şehri de işgal edildi ve mahallelerinin büyük bölümü yıkıldı.
"Sarı hat" üzerindeki saha kontrolü tamamlanmadan önce İsrail ordusu, sınır köyleri, kasabaları ve şehirlerinde yaşayanları Litani Nehrine kadar olan bölgeden zorla göç ettirdi. Yerinden edilenlerin sayısı 1,2 milyonu aştı.
Litani Nehrinin aşılması ve stratejik noktalar
İsrail ordusu, Güney Lübnan'daki kontrolünü pekiştirmek için Litani Nehrini geçti ve stratejik Şakif Kalesini ele geçirdi. Bu kale, Celile parmağındaki yerleşim birimlerine, Litani Nehrine, Mercayun Ovası'na ve Nebatiye'ye hâkim bir konum sunuyor.
Şakif Kalesinden başlayarak Ali et-Tahir Tepesine doğru ilerleyen İsrail güçleri, bu sayede Litani'nin kuzeyinden Sayda sahiline kadar olan bölgeyi ateş altında tutma kabiliyeti kazandı. İsrail kuvvetleri ayrıca Zevtar eş-Şarkiye, Hamra Çiftliği ve Yahmur gibi beldeleri kontrol altına aldı ve Nebatiye'ye 4 kilometre mesafedeki Arnun beldesine doğru ilerledi. Hadeta Tepesine ulaşan ordu, batı ve orta sektörler üzerinde ateş ve coğrafi gözetleme üstünlüğü elde etti.
Ağır insani bilanço
İsrail'in "sınırlı operasyonlar" anlatısının aksine, çatışmalarda 4 binden fazla Lübnanlı hayatını kaybetti, 12 binden fazla kişi yaralandı. İsrail bombardımanı, hava saldırıları ve kara harekâtı sonucunda yaklaşık 61 bin konut neredeyse tamamen yıkıldı. Bazı köyler tamamen yerle bir olurken, birçok şehir ve kasaba büyük yıkıma uğradı.