BM Genel Kurulu, 4 Eylül'de Togo'nun Afrika Grubu adına sunduğu "Haritayı Düzelt" kararını 164 oyla kabul etti. ABD, karara karşı oy kullanan tek ülke oldu.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Sarıaslan, kararın yüzyıllardır kullanılan dünya haritalarındaki Batı merkezli algıyı tartışmaya açtığını ve kıtaların boyutlarını daha doğru yansıtan alternatif projeksiyonların öne çıkarılmasını hedeflediğini değerlendirdi.
Merkatör Projeksiyonu alanları farklı gösteriyor
1569'da Flaman haritacı Gerardus Mercator tarafından geliştirilen Merkatör Projeksiyonu, küresel Dünya'yı düz bir yüzeye aktarırken yüksek enlemlerdeki kara parçalarını olduğundan büyük gösteriyor. Bu yöntemde Avrupa, Rusya ve Kuzey Amerika daha geniş görünürken Afrika gibi alçak enlem bölgeleri görece küçük kalıyor.
Gerçekte Afrika'dan yaklaşık 14 kat küçük olan Grönland'ın haritada Afrika'ya yakın büyüklükte görünmesi, bu oransal bozulmanın en bilinen örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Sarıaslan, bu görsel eşitsizliğin eğitim ve medya yoluyla Batı merkezli bir algıyı güçlendirdiğini belirtti.
Türkiye karara destek verdi
Karar, Afrika Birliği'nin desteğiyle Togo tarafından Afrika Grubu adına sunuldu. Metin, Merkatör Projeksiyonu'nun kullanımını yasaklamıyor; kara kütlelerini daha doğru yansıtan eşit alanlı projeksiyonların, özellikle de "Earth Equal" yönteminin benimsenmesini ve yaygınlaştırılmasını tavsiye ediyor.
Türkiye, karara destek veren ülkeler arasında yer aldı. Sarıaslan, bu desteği sömürgecilik döneminden kalan coğrafi algı çarpıtmalarının düzeltilmesi ve Afrika, Latin Amerika ile Güney Asya ülkelerinin haritalarda gerçek boyutlarıyla temsil edilmesi yönündeki yaklaşımın parçası olarak değerlendirdi.
ABD kararı sembolik buldu
ABD temsilciliği, kararın uluslararası barış, refah ve ülkeler arasındaki iyi ilişkiler gibi somut sorunlardan dikkati uzaklaştıran sembolik bir girişim olduğunu savundu. Sarıaslan ise bu tutumun, harita tartışmasının ötesinde küresel diplomasi ve uluslararası kurumların temsil gücüyle ilgili bir görüş ayrılığını yansıttığını yazdı.
Kararda altı ülke çekimser kaldı. Bunlar arasında Ukrayna, Gürcistan, Moldova ve Sırbistan da bulunuyordu. Sarıaslan, bu ülkelerin tutumunu doğrudan sınır kaygısından çok ABD'yle güvenlik ve dış politika alanındaki stratejik bağları üzerinden yorumladı; ancak BM tutanaklarında bu yönde resmi bir gerekçe bulunmadığını belirtti.
Kararın hukuki niteliği
BM Genel Kurulu kararları yasal olarak bağlayıcı olmadığı için "Haritayı Düzelt" kararı, ülkeleri belirli bir harita projeksiyonunu kullanmaya zorlamıyor. Buna rağmen karar, hangi bakış açısının evrensel ve doğru kabul edileceğine ilişkin tarihsel tartışmayı yeniden uluslararası gündeme taşıyor.
Sarıaslan ayrıca, 25 Mart 2026'da Gana'nın öncülüğünde sunulan ve transatlantik köle ticaretini insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri olarak niteleyen başka bir BM Genel Kurulu kararında ABD'nin İsrail ve Arjantin'le birlikte ret oyu kullandığını hatırlattı. Bu karar 123 oyla kabul edilmiş, 3 ülke karşı çıkmış ve 52 ülke çekimser kalmıştı.