Birleşmiş Milletler soruşturması, İsrailli yetkililerin işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarına doğrudan karıştığını ve İsrail güvenlik güçlerinin bu şiddete koruma sağladığını ortaya koydu.
BM tarafından hazırlanan raporda, saldırıların finansal ve askerî destekle kolaylaştırıldığı, yargı ve kolluk kurumlarının ise cezasızlık ortamı yarattığı ifade edildi. Rapora göre 2023’ten bu yana Filistin köyleri ve tarım arazilerine yönelik saldırılar yüzde 130 arttı.
Saldırıların boyutu büyüdü
Raporda, maskeli grupların da yer aldığı baskınların düzenli biçimde arttığı, İsrail güvenlik güçlerinin de çoğu olayda yerleşimcilerle birlikte hareket ederek şiddetin önünde kalkan oluşturduğu belirtildi.
BM verilerine göre geçen yıl en az yedi Filistinli öldürüldü, 832 kişi yaralandı. Şiddetin 2026’da da neredeyse her gün yaşanan saldırılar şeklinde sürdüğü aktarıldı.
Komisyon, güvenlik güçlerinin yerleşimci saldırılarındaki artan rolünün, yerleşimciler ile askerler arasındaki ayrımın fiilen ortadan kalktığı anlamına geldiğini değerlendirdi.
Çocuklara ve kadınlara yönelik ihlaller
Raporda, yerleşimcilerin Filistinli çocuklara yönelik saldırı, kaçırma ve kötü muamele vakaları da belgelendi. 19 Nisan 2025’te 12 yaşındaki bir kız çocuğu ile 3 yaşındaki kardeşinin bıçak zoruyla kaçırıldığı, bir zeytinliğe götürülerek plastik bağlarla bir ağaca bağlandığı ve aileleri müdahale edene kadar orada tutuldukları kaydedildi.
Komisyon ayrıca yerleşimcilerin cinsel şiddeti korku salmak için kullandığını, Filistinli kadınları taciz ettiğini de bildirdi.
İsrail’in itirazı, uluslararası hukuk tartışması
İsrail, askerlerin yerleşimcileri koruduğu yönündeki suçlamaları reddediyor ve bu tür olayların görev dışı vakalar olduğunu, askerî protokole aykırı bulunduğunu ve soruşturulduğunu söylüyor. Ancak İsrailli ve Filistinli insan hakları örgütleri, bu soruşturmaların çok azının cezalandırmayla sonuçlandığını belirtiyor.
Raporda ayrıca, yüz binlerce İsrailli yerleşimcinin 1967 savaşında İsrail’in ele geçirdiği topraklarda milyonlarca Filistinliyle birlikte yaşadığı hatırlatıldı. Çoğu ülke ve BM’nin en üst yargı organı bu yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı görürken, İsrail tarihî ve dinî bağlara dayanarak buna itiraz ediyor.
Uluslararası Adalet Divanı’nın Temmuz 2024’te verdiği bağlayıcı olmayan görüşte, işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail varlığının ve yerleşimlerin hukuka aykırı olduğu, mümkün olan en kısa sürede sona erdirilmesi gerektiği belirtilmişti.
Gazze dosyası da raporda yer aldı
Komisyon, raporunda Gazze Şeridi’nde Hamas’a bağlı güçlerin işlediği ciddi ihlallere de yer verdi. 2024 ve 2025’e ilişkin belgelenen 249 infaz ve ağır fiziksel şiddet vakasının en az 60’ında Hamas bağlantılı güçlerin rol aldığı tespit edildi.
Raporda, metal borularla darp etme ve kemik kırma gibi cezalandırma yöntemlerinin, İsrail’le işbirliği yapmakla ya da yardımı yağmalamakla suçlanan kişilere uygulandığı aktarıldı. İki ayrı olayda 11 erkeğin alenen idam edildiği bildirildi.
Komisyon, bu eylemlerin savaş suçu ve uluslararası hukuk ihlali anlamına geldiğini değerlendirdi.
Komisyon başkanı S. Muralidhar, İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik durmak bilmeyen günlük saldırılarının kabul edilemez olduğunu söyledi ve uluslararası topluma yerleşimlerin ve ileri karakolların dağıtılması, şiddetin durdurulması için İsrail’e baskı yapma çağrısında bulundu.
Raporda, İsrail makamlarının dönemsel kınamalara ve bazı izinsiz ileri karakolların kaldırılmasına rağmen saldırıları durdurmak için sürdürülebilir adımlar atmadığı da vurgulandı.