Bulgar Yazar Proneikos: Mehter Bir Silahtır, Geçmiş Bir Dildir
Bulgar yazar Sophia Proneikos, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde liderlerin Mehteran takımıyla karşılanmasını değerlendirdi. Proneikos, Mehter'in sadece bir askeri bando değil, bir silah olduğunu ve Türkiye'nin geçmişi bir dil olarak kullandığını yazdı.
Bulgar yazar Sophia Proneikos, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde liderlerin Mehteran takımıyla karşılanmasını kaleme aldığı yazıda, Mehter'in tarihsel rolüne ve Türkiye'nin geçmişle kurduğu bağa dikkat çekti.
Proneikos, tarihin neredeyse hiçbir zaman yok olmadığını, sadece kendini zarif bir şekilde sunmayı öğrendiğini belirterek, "İşte tam da bu yüzden, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin en büyüleyici sahnesi müzakere masası etrafında yaşanmadı" ifadelerini kullandı.
Yazara göre, 1949'da savaş sonrası dünyanın sembolü olarak kurulan NATO'nun liderleri, kökleri 13. Yüzyıla uzanan Mehter'in müziği eşliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne adım attı. Proneikos, "Mehter hiçbir zaman sıradan bir askerî bando değildi; o bir silahtı" dedi.
Osmanlı ordularının Belgrad, Konstantinopolis, Rodos, Mohaç veya Viyana'ya ilerlerken ilk duyulan şeyin devasa kös davullarının gürlemesi olduğunu hatırlatan Proneikos, müziğin amacının askerleri eğlendirmek değil, düşmanı daha savaş başlamadan önce bir imparatorluğun üzerlerine yürüdüğüne ikna etmek olduğunu vurguladı.
Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarının ardından Batı ordularının Osmanlı davullarını, zillerini ve daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven'ın müziklerine dahi sızan "Türk tarzı"nı (Alla Turca) benimsemesinin tesadüf olmadığını ifade eden Proneikos, "Tarih bir medeniyeti bazen kılıçla fethetmez. Bir ritim yeterlidir" diye yazdı.
Proneikos, töreni büyüleyici bulmasının sebebinin Osmanlı İmparatorluğu'nu canlandırma çabası değil, Türkiye'nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi bilmesi olduğunu belirtti: "Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini asla sadece konuşmalarla anlatmazlar; çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir. "