Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Akkaş, AA Analiz için kaleme aldığı yazıda, modern savaşların değişen doğasının küresel enerji ve gıda tedarik zincirlerine etkilerini değerlendirdi.
Akkaş, bir zamanlar savaşların kaderinin cephede kazanılan topraklarla belirlendiğini, bugün ise rekabetin ağırlık merkezinin limanlara, boğazlara, enerji hatlarına ve ticaret koridorlarına kaydığını vurguladı.
Boğazlar ve limanlar yeni cephe hattı
ABD'nin İran'a yönelik saldırıları ile Rusya'nın Ukrayna'nın Çornomorsk Limanı'nı hedef almasının, küresel ticaretin iki stratejik noktasında eş zamanlı krizlere yol açtığını belirten Akkaş, bu gelişmelerin bölgesel sınırları aşarak küresel sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nın küresel ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 35'inin, LNG ihracatının yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yüzde 30'unun geçtiği stratejik bir koridor olduğuna dikkat çeken Akkaş, burada yaşanacak uzun süreli bir aksamanın enerji ve gübre maliyetlerini artırarak tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceğini ve küresel gıda fiyatlarını yükselteceğini kaydetti.
Akkaş, ABD-İran geriliminin tırmanmasıyla Hürmüz'den geçen tanker trafiğinin son iki ayın en düşük seviyesine gerilediğini, birçok geminin güvenlik gerekçesiyle otomatik tanımlama sistemlerini kapattığını aktardı.
Karadeniz'de tahıl sevkiyatı aksıyor
Rusya'nın Odessa bölgesindeki tahıl terminallerine yönelik füze ve İHA saldırılarının küresel gıda piyasalarında yeni bir kriz potansiyeli taşıdığını belirten Akkaş, saldırılar sonrası Odessa limanları üzerinden gerçekleştirilen aylık sevkiyat hacminin yaklaşık 6 milyon tondan 4 milyon tona gerilediğini bildirdi.
Ukrayna merkezli Kernel şirketinin saldırılar sonrası limandaki faaliyetlerini askıya aldığını, yaklaşık 45 bin ton buğday ile 9 bin ton ayçiçek yağının zarar gördüğünü, yükleme ekipmanları ve depolama tesislerinin hasar aldığını açıkladığını hatırlatan Akkaş, Ukrayna'nın küresel buğday ihracatının yüzde 6'sını, mısır ihracatının ise yüzde 11'ini gerçekleştirdiğine işaret etti.
Birleşik tedarik şoku riski
Akkaş, iki stratejik bölgedeki krizlerin birleşerek küresel tedarik zincirlerinde çift yönlü bir arz ve maliyet şoku oluşturabileceği uyarısında bulundu. Hürmüz'deki kırılmaların petrol, doğal gaz ve gübre maliyetlerini yükseltirken, Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarındaki aksaklıkların gıda emtia fiyatlarında ani yükselişlere yol açtığını belirtti.
Bu eş zamanlı şokların enerji maliyetlerinden kaynaklanan girdi enflasyonu ile gıda arzındaki daralmayı aynı anda tetikleyerek küresel ölçekte yapısal maliyet enflasyonunu güçlendirdiğini ve dünya gıda fiyat endekslerinde sert dalgalanmalara neden olduğunu ifade eden Akkaş, önümüzdeki dönemde devletlerin ulusal güvenlik kapasitesinin, enerji ve gıda tedarik zincirlerini asimetrik şoklara karşı koruyabilme yetenekleriyle ölçüleceğini sözlerine ekledi.
Akkaş, Hürmüz Boğazı ve Ukrayna limanlarında aynı anda yaşanacak uzun süreli bir kesintinin, 2022 Ukrayna gıda krizinden daha kapsamlı ve yıkıcı bir küresel gıda krizine yol açabileceği değerlendirmesinde bulundu.