Videoda soyunma odasında asılı duran 7 numaralı formanın görüntüsüyle açılan veda, Ronaldo'nun milli takımdaki unutulmaz anlarından arşiv kareleri eşliğinde ilerliyor. Ronaldo, "Milli takımımızın 7 numaralı formasını iade etme günü geldi" sözleriyle başladığı konuşmasında takım arkadaşlarına, teknik ekiplere, ailesine ve dünyanın dört bir yanındaki Portekizlilere teşekkür ediyor.
İngiliz Sky Sports'a göre veda kararı, Ronaldo'nun bir önceki milli arada teknik direktör Jorge Jesus ile yaşadığı kırgınlığın ardından geldi. Ronaldo, 27 Eylül'deki Norveç deplasmanında 2-1 kazanılan maçta yedek kulübesinde kalmış, ardından Kopenhag'da Danimarka ile oynanacak Uluslar Ligi maçı öncesinde kadrodan ayrılmıştı. Ekim başında yaptığı açıklamada ise milli takımı bırakmadığını, 2026 Dünya Kupası'nın ardından Portekiz halkına bir veda mektubu yazdığını ve bu mektubu milli takımdan ayrılacağı güne sakladığını söylemişti.
"Portekiz halkına,
Milli takımımızın 7 numaralı formasını geri verme günü geldi. O formanın yalnızca bana ait olduğunu hiç düşünmedim. Ama 23 yıl boyunca onu giyme, savunma ve dünyanın dört bir yanındaki stadyumlara taşıma ayrıcalığını ve sorumluluğunu taşıdım. Bugün onu geleceğe emanet etme zamanı.
Kolay bir karar olmadı. Çünkü bazı kararlar yalnızca akılla değil, kalple de verilir. Ağustos 2003'te başlayan ve hayatımı sonsuza dek değiştiren yolculuk artık sona erdi.
Milli takımla yaşadığım her şeye dönüp baktığımda yalnızca maçları, golleri, rekorları ya da kupaları görmüyorum. İnsanları görüyorum. Yurt dışında yaşayıp doksan dakika boyunca kendini evine biraz daha yakın hisseden Portekizlileri görüyorum. Hiç tanışmadığım ama hayatımın parçası olan milyonlarca insanı görüyorum. Çünkü futbol, sonuçta bir oyundan çok daha fazlası; futbol insandır.
Milli takımdaki kariyerim boyunca hep sınırlarımı zorladım. Kazanmak, daha iyi olmak, tarih yazmak istedim. Kendimden hep en iyisini, hep daha fazlasını bekledim; her zaman daha ileri gidebileceğimize inandım. Ve bu forma için sahip olduğum her şeyi verdim.
Kusursuz geceler yaşadık, asla unutmayacağım zaferler kazandık. Hatırlaması hâlâ acı veren yenilgiler de oldu. Hatalar yaptım, acı çektim. Portekiz halkına çok istediği şeyi veremediğim anlar da oldu. Ama hiçbir zaman pes etmedim ve her şeyden önce Portekiz'i temsil etmekten duyduğum gururu hiç kaybetmedim.
Yıllar bana çok basit birkaç şey öğretti: Goller unutulur, kupalar müzelere girer, rekorlar er ya da geç kırılır. Ama zamanın asla silemeyeceği bir şey var: İnsanların kalbinde edindiğimiz yer. Sizi bir kez olsun mutlu edebildiysem, attığım bir gol birine sarılmanızı, bir derdinizi unutmanızı ya da ülkemizle gurur duymanızı sağladıysa, her şeye değdi demektir. Çünkü Portekizli olmak biraz da budur: Birlikte acı çeker, birlikte ayağa kalkar, yeniden inanırız.
Portekiz'in hayal kurmaya cesaret eden gençlere, asla vazgeçmeyen oyunculara, daha önce kimsenin gitmediği yerlere gidilebileceğine inanan yeni nesillere her zaman ihtiyacı olacak. Çünkü durmadan yeni kahramanlar yetiştiren bir ülke, kendine inanmaktan asla vazgeçmeyen bir ülkedir.
Takım arkadaşlarıma: Her koşu, her kucaklaşma, her tartışma ve sahaya çıkmadan önceki her sessizlik için teşekkür ederim. Birlikte kutladığımız her zafer ve bizi güçlendiren her yenilgi için teşekkürler. Kaptanınız olma ayrıcalığını yaşadım ama hiçbir kaptan tek başına yürümez; siz her zaman hikâyemin bir parçası olacaksınız.
Yıllar boyunca omuz omuza çalıştığım tüm antrenörlere, yöneticilere, doktorlara, fizyoterapistlere, malzemecilere ve çalışanlara teşekkür ederim. Birçoğunuz hiçbir fotoğrafta yer almadınız ama siz olmasaydınız o fotoğrafların hiçbiri olmazdı.
Aileme: Bu hayali benimle paylaştığınız, yokluklarımı ve fedakârlıklarımı anlayışla karşıladığınız için teşekkür ederim. Buraya kadar geldiysem, hep el ele yürüdüğümüz içindir.
Ve dünyanın neresinde olursa olsun her Portekizliye: Ömrüm boyunca yanımda taşıyacağım bir görüntü var. Milli marşımızın başladığı o an... Etrafıma bakıyorum; takım arkadaşlarımı, tribünleri, çocukları, anneleri, babaları, dedeleri ve nineleri, sırf orada olmak için çok uzaklardan gelen Portekizlileri görüyorum. O birkaç dakika boyunca bütün farklılıklarımız kayboluyor. Kulüpler, renkler, sınıflar, meslekler, fikir ayrılıkları kalmıyor. Geriye tek bir tutku kalıyor: Portekiz.
Bugün milli takımla sahadaki yolculuğum sona eriyor. Başım dik, yürüdüğüm yoldan gurur duyarak ve Portekiz için elimdeki her şeyi verdiğimi bilerek ayrılıyorum. Ama sizden biri olmayı asla bırakmayacağım; Portekiz'in her zaferinde sizinle birlikte heyecanlanmaya, sevinmeye ve kutlamaya devam edeceğim.
Hayatımı dünyanın en iyi oyuncusu olmak için çalışarak geçirdim. Bugün anlıyorum ki en büyük zaferim, dünyanın en iyi ülkesini temsil etmeyi hak etmiş olmaktı.
Bu 23 yıl için, bana inandığınız için ve Madeira'da bir topun peşinden koşan küçük bir çocuğun hayalini yaşamama izin verdiğiniz için teşekkür ederim.
7 numaralı forma burada kalacak. Onu giymiş olmanın gururu ise sonsuza dek benimle olacak. Portekiz her zaman içimde olacak.
Sonsuza dek.
Cristiano Ronaldo"
Ronaldo, milli formayı ilk kez 20 Ağustos 2003'te Kazakistan ile oynanan hazırlık maçında, henüz 18 yaşındayken giydi. Bir yıl sonra ev sahibi Portekiz'in finalde Yunanistan'a yenildiği 2004 Avrupa Şampiyonası'nda gözyaşlarıyla tanınan genç yıldız, 2016'da Paris'te Avrupa şampiyonluğu kupasını kaldıran kaptan oldu. Portekiz, onun liderliğinde 2019 ve 2025'te UEFA Uluslar Ligi'ni de kazandı.
2021'de İranlı Ali Daei'nin 109 gollük rekorunu geçerek milli takımlar tarihinin en golcü erkek oyuncusu olan Ronaldo, sayısını 146'ya çıkararak ayrılıyor. Altı Avrupa Şampiyonası ve altı Dünya Kupası'nda forma giyen yıldız, aynı zamanda milli takım formasıyla en çok maça çıkan erkek oyuncular listesinin de zirvesinde bulunuyor.