Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Avrasya Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü tarafından hazırlanan "Türkün Gücü" adlı belgesel filmin gösterimi yapıldı. Etkinliğe Türk devletlerinin Azerbaycan’daki büyükelçileri ve diplomatlarının yanı sıra milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Gösterim, şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulması ve Azerbaycan Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Belgeselin konusu
Filmin proje yöneticisi Kemale Paşayeva, yapımın, merhume milletvekili Ganire Paşayeva’nın başkanlığını yaptığı Avrasya Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü tarafından yürütülen proje kapsamında hazırlandığını açıkladı.
Paşayeva, projenin temel amacının Türk dünyası arasında köprü oluşturmak olduğunu söyledi. Belgeselde, 2. Karabağ Savaşı’nın ardından Karabağ’ın yeniden imar ve inşa sürecinde Türk devletlerinin Azerbaycan’a verdiği destek ile dayanışma anlatılıyor.
Karabağ Savaşı öncesinde ve sonrasında Türk dünyasının birlik içinde olduğunu gösterdiklerini belirten Paşayeva, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in "Bizim bir ailemiz var, o da Türk dünyasıdır. Türk dünyasından başka ailemiz yok. " sözünü hatırlattı.
Türk dünyasının yakınlaşması vurgusu
Milletvekili Polad Bülbüloğlu, belgeselin Türk dünyasının daha da yakınlaşmasına hizmet ettiğini ifade etti. Bülbüloğlu, 1992’de Türk devletlerinin kültür bakanlarını ilk kez bir araya getiren Bakü toplantısının ardından Türkiye’de yeni bir buluşma kararı alındığını ve bu görüşmenin sonrasında TÜRKSOY’un kurulmasına karar verildiğini anlattı.
Kazakistan’ın Bakü Büyükelçisi Alim Bayel, Karabağ’ın Türk dünyasının yeniden canlanmasının sembolü olduğunu söyledi. Bölgenin yeniden imarına büyük önem verdiklerini belirten Bayel, Türk dünyasının güçlü olduğunu gösterdiklerini ve Türk dünyasının birliğinin Ganire Paşayeva’nın fikirlerinden biri olduğunu kaydetti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer de bu tür belgesel filmlerin önem taşıdığını dile getirdi. Turganer, Türk dünyasının gücünün gelecek dönemde daha da artacağına inandığını, Karabağ’ın her zaman gönüllerinde olduğunu ve bölgenin yeniden imar edilmesini görmekten gurur duyduklarını söyledi.