ABD’de seçim bölgelerinin yeniden belirlenmesi üzerinden yürüyen mücadelede Cumhuriyetçilerin şu ana kadar üstünlük sağladığı değerlendiriliyor. Ancak Demokratların, önümüzdeki iki yılda yeni haritalarla bu tabloda yeniden öne geçme ihtimali konuşuluyor.
Seçim bölgelerinde Cumhuriyetçi üstünlüğü
Yayınlanan analizde, Donald Trump’ın başlattığı yeniden sınır çizim yarışında Cumhuriyetçilerin avantaj elde ettiği belirtiliyor. Buna gerekçe olarak, ABD Yüksek Mahkemesi ile eyalet yüksek mahkemelerindeki Cumhuriyetçi atamalı yargıçların verdiği kararlar gösteriliyor.
Geçen yıldan bu yana Cumhuriyetçilerin kendi lehlerine 16 yeni Temsilciler Meclisi bölgesi çizdiği, Demokratların ise bunu 6 bölgede yapabildiği aktarılıyor. Bu farkın yalnızca yeniden sınır çiziminden kaynaklanan 10 sandalyelik bir avantaj yarattığı ifade ediliyor.
Bu tablo, Trump’ın düşük onay oranlarına rağmen Demokratların Temsilciler Meclisi’ni geri alma hesabını zorlaştırabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.
Demokratların 2028’e kadar olası karşı hamlesi
Seçim uzmanları Stephen Wolf ve David Nir’in analizine göre Demokratlar, önümüzdeki iki yıl içinde 9 eyalette 21 yeni mavi bölge oluşturabilecek konuma gelebilir. Bu olasılık New York’ta 4, Virginia’da 4, Colorado’da 3, Wisconsin’de 3, Minnesota’da 2, New Jersey’de 2, Illinois’te 1, Maryland’de 1 ve Oregon’da 1 sandalye üzerinden hesaplanıyor.
Analizde, birçok Demokrat eyaletin anayasal sınırlamalar nedeniyle 2026 ara seçimleri öncesinde yeni harita çıkaramadığı da vurgulanıyor. Buna karşın, 2028’e giden süreçte Demokratların daha hazırlıklı ve daha istekli bir karşılık verebileceği görüşü öne çıkıyor.
Yüksek Mahkeme’nin Oy Hakkı Yasası’nı zayıflatmasının da bu mücadeleyi daha acil hale getirdiği belirtiliyor. Böylece yeniden sınır çizimi tartışması yalnızca teknik bir seçim meselesi olmaktan çıkıp daha geniş bir demokratik denge mücadelesine dönüşüyor.
Değerlendirmede, yeniden sınır çiziminin demokrasi açısından sorunlu olduğunun altı çizilirken, güç dengesini eşitlemek isteyen Demokratların kendi imkanlarını en üst düzeye çıkarmak için benzer yöntemlere başvurmak zorunda kalabileceği savunuluyor.