Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu'nun 4 Kasım'da açıkladığı 2026 Genişleme Paketi'ndeki Türkiye Raporu'na tepki gösterdi. Bakanlık yazılı açıklamasında raporun, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye karşı "ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu bir kez daha ortaya koyduğunu" belirterek "Raporda yer alan, özellikle siyasi kriterler ile yargı ve temel haklar alanındaki mesnetsiz iddiaları reddediyoruz" dedi. Bakanlığa göre bu ithamlar, bazı AB yetkililerinin "çifte standartlı" yaklaşımını yansıtıyor.
Açıklamada raporun Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının "maksimalist tezlerini" savunduğu, Türkiye ile KKTC'nin meşru hak ve menfaatlerini ise yine göz ardı ettiği vurgulandı. Bakanlık, AB'nin Kıbrıs meselesinde "kayıtsız şartsız Kıbrıs Rum tarafının tutumunu benimsediği müddetçe" çözüm çabalarına katkı sunamayacağını hatırlattı. Doğu Akdeniz'e ilişkin değerlendirmelerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu, Türkiye-Libya Mutabakat Muhtırası'na dair ifadelerin de "herhangi bir hükmü bulunmadığını" kaydetti.

Rapor: Müzakereler 2018'den beri duruyor
Eylül 2025-Eylül 2026 dönemini kapsayan rapor, Türkiye'yi aday ülke ve AB'nin "kilit ortağı" olarak tanımlarken katılım müzakerelerinin 2018'den bu yana durduğunu yineledi. Komisyona göre seçilmiş yetkililer, muhalefet temsilcileri, gazeteciler ve sivil toplum temsilcilerine yönelik gözaltı ve suçlamalar 2026'da yoğunlaştı. Türkiye'nin üyelik hedefi ile siyasi kriterlerdeki gerileme arasındaki makasın daha da açıldığı belirtildi. Raporda Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunun sürmesi, CHP kurultaylarının Mayıs 2026'da istinaf mahkemesince iptal edilmesi ve 1 Eylül 2025'ten bu yana CHP'li 22 belediye başkanının görevden uzaklaştırılması ya da tutuklanması da yer aldı.
Ekonomi ve Gümrük Birliği
Bakanlık ise raporun ekonomi ve para politikasındaki ilerlemeye, iyi işleyen piyasa ekonomisine ve AB içindeki rekabet baskısıyla baş edebilme kapasitesine dair tespitlerini "önemli" buldu. Bağlantısallık, tedarik ve değer zincirlerinin dayanıklılığı ile savunma ve güvenlik alanlarındaki role yapılan atıfları da olumlu karşıladı. Rapor, Türkiye'nin işleyen bir piyasa ekonomisi kurmada "ileri düzeyde" olduğunu ve ikili ticaretin 2025'te 218 milyar avroyu aşarak rekor kırdığını yazıyor. Bakanlık, bu verilere atıfla Gümrük Birliği'nin güncellenmesi beklentisini yineledi.

Paketi AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile birlikte tanıtan Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta Kos, Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Türkiye'yi "özellikle NATO'nun en güçlü ikinci üyesi olması nedeniyle" stratejik ortak olarak gördüklerini söyledi. Kos, bazı Avrupalı şirketlerin Gümrük Birliği'nin güncellenmesinde "açık çıkarı" bulunduğunu belirtirken Türkiye'den uluslararası hukuka, iyi komşuluk ilişkilerine ve üye devletlerin egemenliğine saygı beklediklerini de dile getirdi.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasını şu çağrıyla bitirdi: "AB'den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek, ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir."
Fotoğraflar: Avrupa Komisyonu Görsel-İşitsel Servisi (© European Union, 2026), Brüksel, 4 Kasım 2026