Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bölgesindeki çatışmalara rağmen Türkiye'yi kalkınma ve refah yolunda tutmak için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi.
Erdoğan, Bitlis'in tarihi Ahlat ilçesindeki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı'na başkanlık ettikten sonra televizyonda yayımlanan konuşmasında değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda Türkiye'yi ilgilendiren temel konuların ele alındığını belirten Erdoğan, dış politika, ticaret, güvenlik ve Terörsüz Türkiye sürecinin gündemin başlıkları arasında yer aldığını ifade etti.
Terörsüz Türkiye süreci
Erdoğan, Terörsüz Türkiye süreci açısından "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme" kanununun hayati önem taşıdığını vurguladı. Türkiye'nin doğru yolda ilerlediğini ve hedefinin net olduğunu belirten Erdoğan, ülkenin sonunda hedefine ulaşacağını söyledi.
Bu zorlu süreçte deneyimli ve yetkin kadroların uyum ve özveriyle çalışmasını Türkiye'nin en büyük güçlerinden biri olarak nitelendiren Erdoğan, ülkenin güvenli olduğunu ve 86 milyon vatandaşın emanetinin güvenilir ellerde bulunduğunu kaydetti.
"Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme" kanunu, 10 Ağustos'ta Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından 18 Ağustos'ta Resmî Gazete'de yayımlandı. Kanun, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlandı.
Düzenleme, örgütün ve bağlantılı oluşumların fiilî varlıklarını sona erdirdiğinin ve ellerindeki silah ve mühimmatın tamamını teslim ettiğinin tespit edilmesi sonrasında devam eden soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ve mahkûmiyet kararlarının infazına ilişkin usulleri belirliyor.
Kanuna göre, kapsam dahilindeki suçlara ilişkin soruşturma ve davalar, öngörülen en yüksek hapis cezasının 15 yılı aşmaması halinde 5 yıl ertelenebilecek. Örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlar bu kapsamın dışında tutuluyor.
Ekonomi gündemi
Erdoğan, bölgedeki ekonomik krizlerin etkisine rağmen hükümetin istihdam, ihracat, tarım ve turizm alanlarındaki hedefler için çalışmayı sürdürdüğünü söyledi.
İran ile ABD arasındaki gerilimin dünya ekonomisinde oluşturduğu şok dalgasının etkisinin azalmasıyla sonuçların günlük hayata yansımalarının daha belirgin görülebileceğini belirten Erdoğan, krizlerle şekillenen zor dönemin dinamik bir yaklaşımla yönetildiğini ifade etti.
Erdoğan, popülizme başvurmadan devletin ve halkın kaynaklarını korumaya önem verdiklerini belirterek ekonominin çarklarının dönmesini, vatandaşların işlerini ve geçim kaynaklarını korumayı, emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisini mümkün olduğunca azaltmayı öncelikler arasında saydı. Savunma sanayisi ve uluslararası yatırımlar başta olmak üzere mevcut fırsatlardan yararlanmayı hedeflediklerini de söyledi.