Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Türkiye'nin merkezinde yer aldığı bölgenin son yılların en zor günlerinden geçtiğini vurguladı.
İsrail'in saldırganlığı tüm bölgeye fatura kesiyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut İsrail hükümetinin savaşa bağımlı hale geldiğini, provokasyon ve entrikalarla bölgeyi istikrarsızlığa sürüklediğini söyledi. "İsrail, temel insan haklarını hiçe sayarak ve uluslararası hukuku çiğneyerek Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail'in işgalleri, yasadışı yerleşim birimleri ve Batı Şeria'da da Gazze'de olduğu gibi Filistinlilere yönelik sürgün, yıldırma ve baskı politikaları bölgemizdeki sorunların temel kaynağıdır" dedi.
Erdoğan, bu saldırganlığın bedelini yalnızca Filistinli kardeşlerin ve Lübnan halkının değil, farklı inanç grupları da dahil tüm bölgenin ödediğini ifade etti.
Küresel enerji şoku ve Türkiye ekonomisi
Bölgedeki çatışmalar nedeniyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından birinin yaşandığını belirten Erdoğan, "Ne yazık ki dünya piyasalarında sadece petrolün değil, doğal gazdan gübreye, dizel yakıttan petrokimya ürünlerine kadar pek çok emtianın fiyatı hızla yükseliyor" diye konuştu.
Türkiye'nin her gün yeni bir krizin ortaya çıktığı küresel konjonktürde çok sayıda şoku başarıyla yönettiğini vurgulayan Erdoğan, "Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi ayakları üzerinde sağlam duruyor. Savaş maliyetlerinin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini en aza indirmek için özel çaba gösteriyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı, hükümetin Türkiye'yi bölgesel bir üretim, lojistik, transit ticaret ve teknoloji merkezi haline getirecek kararlı adımlar attığını sözlerine ekledi.
Terörsüz Türkiye hedefi
Erdoğan, terörsüz Türkiye inşa sürecinin hedefine ulaştığında ülkenin ağır ekonomik yükten kurtulacağını belirtti. "Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda yeni bir tarih yazmaya başlayacak. Kendi çıkarlarından önce milli menfaatleri gözeten partilerin desteğiyle bu süreci sonuna kadar götüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Kıbrıs Türkleriyle birlikte Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. Yıl dönümünü büyük bir gururla kutladıklarını hatırlattı. "20 Temmuz 1974, Kıbrıs Türk halkının varlığını, özgürlüğünü ve güvenliğini güvence altına alan tarihi bir dönüm noktasıdır. Türkiye, uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan garantörlük hak ve sorumlulukları çerçevesinde hareket ederek Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı baskılara son vermiş ve adada barış ve istikrarın tesisinde öncü rol oynamıştır" dedi.
Kıbrıs sorununun iki toplum arasındaki yetki paylaşımına ilişkin teknik tartışmaların ötesinde, Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tanınması meselesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu nedenle Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğini, Doğu Akdeniz'deki vazgeçilmez haklarını ve meşru çıkarlarını göz ardı eden hiçbir girişim başarıya ulaşamaz" diye konuştu.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres'in 16 yıl aradan sonra adayı ziyaret eden ilk genel sekreter olmasının büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin genel sekreterin barış çabalarına her zaman kararlı destek verdiğini ve samimiyetle desteklediğini söyledi.
Erdoğan, Kıbrıs'ı yeni askeri yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası haline getirmeye çalışan çevrelerin her adımını yakından takip ettiklerini belirterek, "Tarih boyunca olduğu gibi Türkiye, Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnızlığa terk etmeyecek ve geçmişteki acıların tekrarlanmasına asla izin vermeyecektir. Geçmişte Kıbrıs Türklerinin su sorununu çözdüğümüz gibi, başta deniz altı doğal gaz boru hattı olmak üzere çeşitli projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İklim değişikliği ve orman yangınlarıyla mücadele
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim krizinin başta orman yangınları ve kuraklık olmak üzere olumsuz etkilerinin tüm dünyada giderek daha fazla hissedildiğine dikkat çekti. Türkiye'nin yanan alanları ağaçlandırmanın yanı sıra orman yangınlarıyla mücadele kapasitesini daha da güçlendirdiğini vurguladı.
Erdoğan, "28 bin personel, 140 binden fazla gönüllü, 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter, 14 insansız hava aracı ve 6 bine yakın kara aracı özellikle bu günlerde 7/24 görev başında" dedi. Yılbaşından bu yana ekiplerin 1011'i orman, 1862'si kırsal alan olmak üzere toplam 2 bin 873 yangını hızla kontrol altına aldığını aktaran Erdoğan, bugün itibarıyla ülke genelinde 59'u kırsal alan olmak üzere toplam 90 yangın çıktığını, bunlardan 81'inin tamamen kontrol altına alındığını bildirdi.
Avrupa'da yılbaşından bu yana çıkan orman yangınlarında 292 bin 855 hektar alanın yandığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin yardıma ihtiyaç duyan ülkelere de destek verdiğini söyledi. Yangın alanlarının geçen yılın aynı dönemine göre 2 katından fazla arttığına işaret eden Erdoğan, Türkiye'nin şu anda çok şiddetli yangınlarla mücadele eden İspanya ve Fransa'ya ikişer yangın söndürme uçağı gönderdiğini açıkladı.