Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu haftasında New York'ta bir araya gelmesi beklenirken, iki ülke arasındaki savunma ilişkileri görüşmenin en yakından takip edilecek alanlarından biri olacak.
Görüşmenin kesin tarihi, saati ve ayrıntılı gündemi henüz kamuoyuna açıklanmadı. Ancak Türkiye ile ABD arasında uzun süredir devam eden F-35, F-16, S-400 ve CAATSA başlıklarında liderlerden yeni mesajların gelip gelmeyeceği merak ediliyor.
F-35 dosyasının merkezinde S-400 bulunuyor
Türkiye, F-35 savaş uçağı programının başlangıçtaki ortaklarından biriydi.
Ancak Ankara'nın Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından Washington, Türkiye'nin F-35 programındaki katılımını sonlandırma sürecini başlattı.
ABD yönetimi, S-400 sisteminin F-35 teknolojisinin güvenliğiyle uyumlu olmadığını savundu. Türkiye ise uzun süredir F-35 konusunda yaşanan sorunun çözülmesini talep ediyor.
Bu nedenle Erdoğan–Trump görüşmesinin ardından F-35 konusunda yeni bir siyasi veya diplomatik sürece işaret eden açıklama yapılıp yapılmayacağı dikkatle izlenecek.

CAATSA yaptırımları hâlâ önemli bir başlık
S-400 alımının bir diğer sonucu ABD'nin CAATSA kapsamında Türkiye'nin Savunma Sanayii Başkanlığına yaptırım uygulaması oldu.
ABD Dışişleri Bakanlığı, yaptırımların Türkiye'nin S-400 sistemini satın alması nedeniyle uygulandığını açıklamıştı.
CAATSA meselesi, Türkiye–ABD savunma sanayii ilişkilerindeki önemli sorun alanlarından biri olmaya devam ediyor.
New York'taki liderler görüşmesinden yaptırımların geleceğine ilişkin herhangi bir mesaj çıkıp çıkmayacağı bu nedenle yakından takip edilecek.
F-16 hattında farklı bir süreç yaşandı
F-35 krizinden ayrı olarak Türkiye, mevcut F-16 filosunun modernizasyonu ve yeni uçak tedariki konusunda ABD ile uzun bir süreç yürüttü.
Washington yönetimi geçmiş yıllarda Türkiye'nin F-16 filosunun modernizasyonunun NATO'nun birlikte çalışabilirliği açısından önemli olduğunu açıklamıştı.
Bu nedenle New York'taki temaslarda yalnızca F-35 meselesi değil, Türkiye'nin hava kuvvetlerinin modernizasyonu ve iki NATO müttefiki arasındaki daha geniş savunma iş birliğinin geleceği de önem taşıyor.

Savunma ilişkilerinde yeni dönem mesajı gelecek mi?
Erdoğan–Trump görüşmesinin savunma boyutunda asıl dikkat edilecek noktalardan biri, iki liderin mevcut sorunların çözümüne yönelik yeni bir mekanizma veya siyasi irade ortaya koyup koymayacağı olacak.
Türkiye açısından F-35 ve CAATSA dosyaları önemini korurken Washington açısından S-400 meselesi uzun süredir temel anlaşmazlık noktalarından biri.
Bunun yanında NATO, bölgesel güvenlik, Suriye ve savunma sanayii alanındaki iş birliği de iki ülkenin güvenlik ilişkilerinin daha geniş çerçevesini oluşturuyor.
Gözler New York'taki açıklamalarda
Erdoğan–Trump görüşmesinin ayrıntılı gündemi açıklanmadığı için F-35, F-16 veya CAATSA başlıklarından hangilerinin doğrudan masaya geleceği henüz bilinmiyor.
Ancak görüşme sonrasında Cumhurbaşkanlığı ve ABD tarafından yapılacak açıklamalarda savunma ilişkilerine yönelik kullanılacak ifadeler, Ankara–Washington hattında yeni bir dönemin başlayıp başlamayacağı konusunda önemli ipuçları verebilir.
Bu nedenle New York'taki görüşmede yalnızca bölgesel krizler değil, Türkiye–ABD savunma ilişkilerinin geleceğine ilişkin mesajlar da yakından takip edilecek.