Avrupa, yaz başında etkili olan aşırı sıcak hava dalgasıyla mücadele ediyor. Almanya, Çekya ve Polonya'da termometreler 40 dereceyi gösterirken, Fransa'da sıcaklıkların 44 dereceye kadar yükseldiği kasabalar oldu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 21 Haziran'dan bu yana kıta genelinde 1300'den fazla "aşırı ölüm" bildirildiğini açıkladı.
Ölümler ve etkilenen ülkeler
Fransa Halk Sağlığı Kurumu, 20 Haziran'da başlayan sıcak dalgası sırasında 1000 aşırı ölüm kaydedildiğini duyurdu. Ölümlerin büyük kısmı 65 yaş ve üzeri kişilerde görülürken, aşırı sıcakların tüm nüfusun sağlığını etkilediği belirtildi.
İspanya'da Bilbao yakınlarında bir bakımevinde 90 yaşındaki bir kadının sıcak çarpması nedeniyle hayatını kaybettiği, Almeria'da ise 68 yaşında bir erkeğin yine sıcak çarpmasından öldüğü bildirildi. Almanya'da en az yedi kişi sıcak dalgasına bağlı olaylarda yaşamını yitirdi. Berlin'de cumartesi günü iki kişi ayrı yüzme kazalarında boğuldu; bir grup, Jungfernheideteich gölünde tepkisiz bir adam buldu. Fransa genelinde ise en az 40 kişi boğularak can verdi.
Isı stresi ve sağlık riskleri
Imperial College London bünyesindeki Grantham Enstitüsü'nde öğretim görevlisi olan Garyfallos Konstantinoudis, sıcak dalgalarının vücudun sıcaklığını düzenleme yeteneğini zorlayarak ısı stresine yol açtığını söyledi. Bu durumun dehidrasyon, ısı bitkinliği ve ciddi vakalarda sıcak çarpmasına neden olabileceğini belirten Konstantinoudis, "Sıcak çarpması, vücut sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıkması, kafa karışıklığı, bilinç kaybı, hızlı nabız ve nefes alıp verme gibi belirtilerle acil müdahale gerektirir" dedi.
Uzman, ısı stresinin özellikle yaşlılar, engelliler ve yeterli soğutma imkanına erişemeyenler arasında kalp krizi, felç ve solunum yetmezliği gibi ölümcül olayları tetikleyebileceğini vurguladı.
İklim değişikliğinin parmak izi
Meteorologlar, bu ay Avrupa'daki aşırı sıcaklıkların, geniş bir yüksek basınç alanı olan "ısı kubbesi" tarafından oluşturulduğunu ve omega blok olarak bilinen hava sistemiyle yerinde kilitlendiğini açıkladı. Normalde batıdan doğuya hareket eden jet akımının bozulmasıyla, sıcak ve durgun hava günlerce aynı bölge üzerinde kalıyor.
Royal Holloway, Londra Üniversitesi'nden Dr. Laurie Parsons, küresel ortalama sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelerin yaklaşık 1,25 derece üzerinde olduğunu, 2024'te bu farkın 1,55 dereceye çıktığını belirtti. Parsons, "Gördüğümüz gibi sıcak dalgalarının yaşanma olasılığı, iklim değişikliği öncesine kıyasla yaklaşık 30 kat daha fazla. Mevcut gibi istisnai bir sıcak dalgası, geçmişte 300 yılda bir görülen bir olayken, artık on yılda birden daha sık meydana geliyor" dedi.
Ülkelerden peş peşe önlemler
Avrupa'da geleneksel olarak yazların ılıman geçmesi nedeniyle binalar ısıyı muhafaza edecek şekilde tasarlanmıştı. Ancak son yıllarda hükümetler önlem almaya başladı. Paris ve Danimarka'da yaşlıların refahını izlemeye yönelik programlar hız kazanırken, Barselona 500'den fazla iklim sığınağı açtı. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu geçen hafta Avrupa Komisyonu'na azami çalışma sıcaklığı yasası çağrısında bulundu.
Öte yandan, Fransa Ulusal Birlik Partisi lideri Marine Le Pen, iktidara gelmesi halinde "büyük bir klima planı" başlatacağını duyurdu. Ancak bilim insanları, klimaların elektrik tüketiminin hâlâ büyük oranda fosil yakıtlara dayanması nedeniyle küresel ısınmayı artırdığını vurguluyor. BM Çevre Programı'na (UNEP) göre, 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarının yüzde 10'unun soğutma kaynaklı olması bekleniyor.
Uzmanlar sürdürülebilir çözümler istiyor
UNEP İklim Değişikliği Bölümü Direktörü Martin Krause, "Soğutma, milyarlarca insanın sağlığı ve refahı için gerekli. Ancak mevcut sistemler son derece kirli ve enerji yoğun olduğu için aşırı sıcak sorununu daha da kötüleştiriyor, bir kısır döngü yaratıyor" dedi.
Grantham Enstitüsü'nden Joeri Rogelj ise sadece reaktif önlemlerle yetinmenin yetersiz olduğunu belirterek, "Yaşadığımız sıcak dalgaları, ekonomilerimizden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının yol açtığı hızla artan küresel ısınmadan kaynaklanıyor. Bu nedenle hem semptomlara hem de nedenlere yönelik müdahale şart" diye konuştu.
UNEP, ülkelere doğa temelli "pasif soğutma" stratejilerini, şehir planlamasında ısıyı dağıtan yapılaşmayı, fosil yakıtlardan hızla çıkışı ve erken uyarı sistemleri ile sağlık altyapısının güçlendirilmesini öneriyor.