Reform UK lideri Nigel Farage, Fox News Digital'a verdiği özel röportajda kitlesel göçün ülkenin yapısını kökten değiştirdiğini savundu. Farage, Başbakan Keir Starmer'ın istifasının ardından İngiltere'deki siyasi sistemin "tamamen çöktüğünü" öne sürdü.
Farage, Londra'da bu hafta düzenlenen Sorumlu Vatandaşlık İttifakı konferansında yaptığı açıklamada, Starmer'ın düşüşünün münferit bir siyasi olay değil, on yıl önce İngiliz siyasetini altüst eden Brexit isyanının son artçı şoku olduğunu belirtti.
"Bundan on yıl önce dün İngiltere'de siyasi bir deprem yaşadık. Adı Brexit'ti" diyen Farage, "Ve iki eski parti buna hiçbir zaman tam olarak uyum sağlayamadı" ifadelerini kullandı.
Starmer'ın istifası ve yerel seçimler
Starmer, pazartesi günü istifa ettiğini duyurarak İngiltere'nin on yıl içinde yedinci liderine giden yolu açtı. Farage, Starmer'ın yenilgisinin bu yılın başlarında yapılan yerel seçimlerde Reform UK'nin eski İşçi Partisi kalelerinde büyük kazanımlar elde etmesiyle mühürlendiğini söyledi.
Farage, bu seçmenlerin Brexit'i güçlendiren aynı kişiler olduğunu ve göçün öfkelerinin merkezinde kalmaya devam ettiğini belirtti. "Bunların hepsi Brexit seçmeniydi" diyen Farage, "Starmer bizi AB'ye daha da yaklaştırmak istiyor. Ancak Brexit'e oy vermemizin nedenlerinden biri göç ve sınır kontrolleriydi. Dolayısıyla oylar kesinlikle ona zarar verdi" dedi.
Altıncı başbakan uyarısı
Farage, Andy Burnham'ın başbakan olması halinde İngiltere'nin yedi yıl içinde altıncı başbakanını göreceğini söyleyerek siyasi sisteme yönelik en sert değerlendirmelerinden birini yaptı. Burnham'ın ulusal bir seçim yerine İşçi Partisi liderlik yarışıyla Downing Street'e girmesi durumunda halk desteğinden yoksun kalacağını savundu.
"Onun politikalarının ne olduğunu bile bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum" diyen Farage, "Tüm bu nedenlerle bir genel seçim ve yeni bir yetki olmalı. Ve Reform'un kazanma şansının yüksek olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
ABD'ye mesaj ve geleneksel değerler
Farage, İngiltere'deki siyasi çalkantıyı sınırlar, ulusal kimlik ve geleneksel değerler konusunda daha geniş bir Batı krizi olarak nitelendirdi. ABD'ye, İngiltere'nin çeşitlilik politikaları, polislik, adalet ve göç konularında yaptığını söylediği hatalardan kaçınması uyarısında bulundu.
"Kitlesel göç bu ülkeyi, özellikle birçok şehrimizde, tam anlamıyla tanınmayacak ölçüde değiştirdi" diyen Farage, "Kimlerin ülkeye gelebileceği konusunda seçici davranmadık. Bu önemli bir katkıda bulunan faktör" şeklinde konuştu.
Farage, "Sarkaç DEI yönünde o kadar ileri gitti ki bu ülkede şüphesiz iki kademeli polislik ve iki kademeli adaletle sonuçlandık. Amerikalılara mesajım siyasi değişimin geldiği. Tüm bu saçmalık tersine dönecek" dedi.
ABD ile ilişkiler ve Brexit vurgusu
ABD ile ilişkilere değinen Farage, İngiltere'nin özellikle ticaret ve finansal hizmetler konusunda Amerika'ya yaklaşması gerektiğine inandığını söyledi. Tüm yetişkin hayatının ABD ile iç içe geçtiğini belirten Farage, iki ülkenin yatırım, dil ve kültürle birbirine bağlı kaldığını vurguladı.
Farage, İngiltere'yi Avrupa Birliği'ne geri götürmeye yönelik herhangi bir ciddi girişimi de reddetti. "Avrupa'ya geri dönmenin bedeli para biriminden vazgeçmek, her yıl büyük bir üyelik ücreti ödemek olur" diyen Farage, "Westminster balonunda sıkışıp kalmış ve buna takıntılı olanlar dışında bunun için bir talep yok" ifadelerini kullandı.
Amerika'nın 250. Yıl dönümüne yaklaşırken Farage, Amerikan Devrimi'ni savunduğu Brexit hareketinin öncülü olarak nitelendirdi. "Amerika ilk Brexit'ti" diyen Farage, "Kendi başınıza yola çıktınız, ilk Brexit ve dünyanın en başarılı ülkesi oldunuz" dedi.