Batı Şeria’da son dönemde artan baskınlar, yerleşimci saldırıları ve can kayıpları, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi endişesini yeniden gündeme taşıdı. Bölgedeki gelişmeler, sahadaki şiddetin rastlantısal değil, daha geniş bir dönüşümün parçası olduğu yorumlarına yol açtı.
Filistinli siyaset bilimci ve uluslararası ilişkiler uzmanı Hasan Eyyub, yaşananları yeni bir zorla göç sürecinin hazırlığı olarak değerlendirdi. Eyyub, günlük saldırıların ve baskıların, ileride resmî bir siyasi kararla tamamlanabilecek bir sürecin sahadaki provası gibi işlediğini söyledi.
Ramallah, Huvvara ve El Halil’de aynı günlere yayılan baskı
Yorumlar, İsrail ordusuna ait araçların Ramallah kent merkezine ve bazı mahallelere girmesi, Nablus’un güneyindeki Huvvara’ya yerleşimci saldırıları düzenlenmesi ve El Halil’de 7 aylık Sam Fehd Ebu Heykel’in hayatını kaybetmesi gibi olayların ardından daha da sertleşti. Bu gelişmeler, Batı Şeria’daki gerilimin farklı noktalarda aynı anda yükseldiğini gösterdi.
Metinde, bu tabloya eşlik eden saldırıların Mayıs ayında yalnızca bir ay içinde 1600’ü aştığına işaret edildi. Bu sayı, yerleşimci saldırıları ile askerî müdahalelerin birlikte oluşturduğu baskının boyutuna dikkat çekti.
İki yılda 33’ten fazla topluluk yerinden edildi
Filistinli uzmanlar, tekrarlanan saldırıların yalnızca anlık hasar bırakmadığını, yerleşim alanlarını boşaltmaya zorlayan kalıcı bir baskı oluşturduğunu vurguladı. Bu çerçevede, son iki yılda 33’ten fazla Filistin topluluğunun yerinden edildiği, yaklaşık 3000 Filistinlinin ise C Bölgesi ve Ürdün Vadisi’nde yerleşimciler ile ordu baskısıyla bölgeden çıkarıldığı aktarıldı.
Bu süreç, Filistinlilerin toprakla bağını zayıflatmaya dönük bir yöntem olarak sunuldu. Eyyub’a göre saldırılar, insanları gündelik hayatta tutunamaz hale getirerek doğal yaşam alanlarını daraltıyor.
Uluslararası alanda E1 planı ve iki devletli çözüm gerilimi
Uluslararası alanda da tartışma büyüyor. Arap Grubu’nun Birleşmiş Milletler’de önceki gün yaptığı açıklamada, 1967’de işgal edilen Filistin topraklarının statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm adımların reddedildiği, özellikle de Doğu Kudüs’ü de etkileyen E1 yerleşim genişleme planına karşı çıkıldığı belirtildi.
Grup, İsrail hükümetinin iki devletli çözümü zora sokan adımlarının tehlikesine de dikkat çekti. Böylece Batı Şeria’daki saha baskısı ile diplomatik gerilim aynı anda öne çıktı.
Eski ABD büyükelçisinin değerlendirmesi
Eski ABD’nin İsrail Büyükelçisi Thomas Pickering ise Washington’un tutumunu eleştirdi. Pickering, Amerikan dış politikasının bilgiye değil bilgisizliğe dayandığını savundu ve mevcut Beyaz Saray yönetiminin seçim ve siyasi hesaplarla Batı Şeria’daki gelişmelere göz yumduğunu ileri sürdü.
Pickering’e göre bu yaklaşım, yerleşimciler ile Likud’un çıkarlarını güçlendiriyor. Eski büyükelçi, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın Filistin meselesine gerçek bir çözüm bulunmadıkça süreceğini de söyledi.
Filistinliler neden geniş çaplı bir kalkışma yaşamıyor?
Programda ayrıca, baskının bu kadar yükselmesine rağmen neden geniş çaplı bir halk hareketinin ortaya çıkmadığı sorusu da tartışıldı. Eyyub, İsrail’in güvenlik baskısı altında Filistin toplumunun gündeminin hayatta kalma mücadelesine sıkıştırıldığını, bunun da toplumsal patlamayı zorlaştırdığını anlattı.
Ona göre sosyal medya paylaşımları nedeniyle uzun tutukluluklar yaşanabilmesi, insanların siyasal alanını daraltıyor. Bu durum, günlük yaşamı sürekli bir denetim ve baskı ortamına dönüştürüyor.
İsrail politikalarına yönelik sert nitelemeler
İsrail iç siyaseti ve güvenlik aygıtına ilişkin değerlendirme yapan uzman Mahend Mustafa ise yaşananları yalnızca işgal olarak değil, yerleşimci ve ayrımcı bir düzen olarak tanımladı. Mustafa, yerleşimcilerin ve ordunun birlikte hareket ettiğini, yargı ve güvenlik yapılarının da bu düzenin parçası haline geldiğini savundu.
Mustafa ayrıca mevcut uygulamaları, Filistin varlığını bütünüyle silmeyi hedefleyen bir sistem olarak nitelendirdi. Bu çerçevede Batı Şeria’daki baskının, yalnızca güvenlik başlığı değil, demografik ve siyasal bir mühendislik tartışması olarak da okunmaya başladığı görüldü.