Eski NATO Genel Sekreteri ve şu anda Norveç Maliye Bakanı olan Jens Stoltenberg, İran krizi sırasında NATO'nun rolüne dair net sınırlar çizdi. Stoltenberg, NATO'nun bir savunma ittifakı olduğunu ve İran'a yönelik askeri operasyonların NATO çatısı altında yürütülmediğini vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa müttefiklerini İran krizinde daha aktif askeri destek sağlamaya zorlamasına rağmen, birçok Avrupa ülkesi doğrudan askeri müdahaleyi reddedip diplomasi ve yaptırımları tercih ediyor. Bu durum, ABD ile Avrupa arasında NATO'nun misyonu ve sorumlulukları konusunda derin görüş ayrılıklarını ortaya koyuyor.
Trump, NATO müttefiklerini eleştirerek ittifakın ABD'yi İran krizinde yeterince desteklemediğini savundu ve bu durumu ittifakın geleceği açısından bir sınav olarak nitelendirdi. Öte yandan, Avrupa Birliği'nin dış politika sorumlusu Kaja Kallas, bu çatışmanın Avrupa'nın savaşı olmadığını belirtti. İspanya ve Fransa gibi ülkeler, ABD'nin askeri operasyonlarına doğrudan destek vermekten kaçınırken, bazı ülkeler lojistik destek sağlamaya devam ediyor. Örneğin, Birleşik Krallık ve Romanya, ABD güçlerinin üslerini yakıt ikmali ve gözetleme için kullanmasına izin verdi.
Stoltenberg, Avrupa'nın ABD'yi tamamen terk ettiğine dair görüşlere karşı çıkarak, çoğu müttefikin lojistik destek sağladığını ifade etti. İran krizi, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve bölgedeki enerji arzının kesintiye uğraması nedeniyle küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açtı. Avrupa'da doğal gaz fiyatları önemli ölçüde artarken, Norveç gibi petrol ve gaz ihracatçısı ülkeler bu durumdan ekonomik olarak kısmen fayda sağlıyor. Ancak artan enflasyon ve ekonomik büyümedeki yavaşlama riskleri de gündemde bulunuyor.