Almanya Başbakanı Friedrich Merz, 14 Mayıs 2025'te Federal Meclis'te yaptığı konuşmada "Alman ordusu Avrupa'nın en güçlü konvansiyonel ordusu haline gelmelidir" ifadelerini kullanmıştı. Merz'in bu çarpıcı açıklamasından yaklaşık bir yıl sonra, 22 Nisan 2026'da Savunma Bakanı Boris Pistorius, Almanya'nın ilk askeri stratejisini açıkladı ve Merz'in hedefini stratejinin merkezine yerleştirdi: "Avrupa'nın en güçlü ordusu olmak istiyoruz. "
Almanya'nın bu hedefi Avrupa'daki müttefiklerinden ve Atlantik ötesinden destek görse de, İkinci Dünya Savaşı'nın ağır yükü nedeniyle Fransa ve doğu komşusu Polonya şüpheyle yaklaşıyor.
Fransa'nın şartlı desteği
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Alman-Fransız ortak televizyon kanalı Arte'de 17 Mart'ta yayınlanan "Macron ve Merz: İktidarın Perde Arkası" adlı belgeselde, Almanya'nın Avrupa'nın en güçlü ordusuna sahip olma hedefine ilişkin soruya "Ortak çıkara hizmet ediyorsa bu iyi bir şey" yanıtını verdi. Ancak Macron sözlerine "Eğer öyle değilse, o zaman bir soru işareti var" diye ekledi.
Bu şartlı karşılama yalnızca Almanya'nın iddialı hedefiyle sınırlı değil; "Alman uyanışı" olarak nitelendirilen bu süreç, ortak savunma projelerini de etkiliyor.
FCAS savaş uçağı projesi neden başarısız oldu?
Alman ve Fransız hükümet kaynaklarının 8 Haziran'da yaptığı açıklamaya göre, Merz ve Macron, Alman-Fransız ortak muharebe uçağı projesi FCAS'ın (Geleceğin Hava Muharebe Sistemi) artık sürdürülemez olduğu sonucuna vardı. Başarısızlığın gerekçesi olarak Airbus ve Dassault şirketlerinin proje liderliği, görev paylaşımı ve haklar konusunda anlaşmaya varamaması gösterildi.
Alman kamu televizyonu ARD'nin haberine göre, 2017'de Macron ve dönemin Başbakanı Angela Merkel tarafından başlatılan FCAS, Avrupa'nın en büyük ve en pahalı silahlanma projesi olacaktı. Proje kapsamında 2040 yılına kadar Alman ve İspanyol Eurofighter'ları ile Fransız Rafale'lerin yerini alacak yeni bir savaş uçağı, insansız sistemler ve "muharebe bulutu" adı verilen bir iletişim ağı geliştirilmesi planlanıyordu.
Alman dergisi Der Spiegel, başarısızlığın açıklanmasının ardından yaptığı yorumda "Merz ve Macron durumun ciddiyetinin farkında değil" ifadelerini kullandı ve "İki yetkili için projenin başarısızlığı utanç verici, Avrupa içinse tehlikeli" değerlendirmesinde bulundu.
Fransız şüpheleri
Alman gazetesi Augsburger Allgemeine'de yer alan bir makaleye göre, Alman-Fransız İlişkileri Araştırma Komitesi Genel Sekreteri Paul Maurice, Almanya'nın silahlanma planlarının Fransa'da "stratejik rahatlama ve siyasi kaygı karışımı" ile karşılandığını söyledi. Maurice, Paris'in yıllardır Almanya'nın Avrupa'ya karşı daha fazla askeri sorumluluk üstlenmesini talep ettiğini, ancak Almanya'nın askeri gücünü artırması, FCAS anlaşmazlıkları ve Alman silah sanayisinin son kararlarının Fransızlarda "Avrupa egemenliğini mi güçlendirmek istiyor yoksa bağımsız bir ulusal güç mü inşa ediyor? " sorusunu uyandırdığını belirtti.
Maurice ayrıca, Fransız savunma sanayisinin uzun süre şirketlerin entegrasyonu fikrine dayandığını, ancak Rheinmetall gibi Alman silah üreticilerinin kendilerini öne çıkararak diğer ülkelerle anlaşmalar yapmayı tercih ettiğini ve bu modelin Fransa'yı ikinci sınıfa düşme korkusuna sevk ettiğini ifade etti.
Tarihi zirvede 'kurtarılabileni kurtarma' çabası
Almanya'nın batısındaki Augustusburg Sarayı'nda bugün düzenlenen Alman-Fransız Bakanlar Kurulu toplantısı, iki ortağın endişelerini masaya yatırdı. Sol liberal eğilimli Süddeutsche Zeitung gazetesinin aktardığına göre, "Paris Alman askeri gücüne güvenmezken, Berlin Fransa'nın siyasi geleceğinden endişe ediyor. "
Sarayın tarihi önemi büyük: Eylül 1962'de dönemin Almanya Başbakanı Konrad Adenauer, Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle'ü burada ağırlamış ve bu ziyaret, iki eski düşmanın barışmasının simgesi olmuştu. Kısa süre sonra, 22 Ocak 1963'te Élysée Antlaşması imzalanmıştı.
Bugünkü toplantıda ise taraflar "kurtarılabileni kurtarmaya" çalışıyor. Macron, FCAS'ın başarısızlığından büyük üzüntü duyduğunu ve bu noktada durmamaları gerektiğini söylerken, Berlin hükümeti projeyi durdurma kararının objektif ve mantıklı gerekçelere dayandığını, Alman-Fransız ilişkilerinde hiçbir şeyin değişmeyeceğini vurguladı.
Süddeutsche Zeitung'a göre, insansız hava araçları ve ortak iletişim platformu projelerine devam edilmesi planlanıyor. Ortak tank projesi olan kara muharebe sistemi konusunda ise Almanya'nın projeye bağlılığı sürerken, Paris'te durum belirsizliğini koruyor.
Macron'un siyasi geleceği ve aşırı sağ endişesi
Bugünkü toplantı, iki dönemdir görevde olan Macron'un katıldığı son Alman-Fransız Bakanlar Kurulu toplantısı olacak. Önümüzdeki baharda görevinden ayrılacak olan Macron, mümkün olduğunca çok projeyi ilerletmeye çalışıyor.
Ancak Macron'u asıl meşgul eden, Élysée Sarayı'nda yerine aşırı sağcı Ulusal Birlik'ten bir ismin geçme ihtimali. Aynı zamanda Paris, Almanya'daki aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişine kaygıyla bakıyor ve on yıllardır Avrupa'nın istikrarlı çekirdeğini oluşturan Alman-Fransız ekseninin geleceğini sorguluyor.
Süddeutsche Zeitung, "Ya Fransa'da Avrupa karşıtı aşırı sağcı bir hükümet, AB'nin tek nükleer silah cephaneliğinin kontrol anahtarlarını eline geçirir ve ortak projeleri iptal ederse? " sorusunu gündeme getiriyor ve Augustusburg Sarayı'nın bu soruların açıkça sorulması için iyi bir yer olduğunu belirtiyor.