Belçika'nın Brugge kentinde doğan ve yıllardır Türkiye'de yaşayan arkeolog Prof. Dr. Peter Talloen, Türk vatandaşlığına geçti. Sagalassos Antik Kenti kazı başkanlığını yürüten Talloen, yaptığı açıklamada Türkiye ile tanışmasının üniversite yıllarında başladığını söyledi.
Leuven Üniversitesi'nde klasik arkeoloji eğitimi alırken hocası Prof. Dr. Marc Waelkens'in yürüttüğü Sagalassos kazıları sayesinde Türkiye'ye gelen Talloen, ilk kez 1995'te lisans öğrencisi olarak Anadolu topraklarına ayak bastı. Zamanla Sagalassos'a duyduğu ilgi akademik kariyerinin merkezine yerleşti.
%20kopya.jpg?format=jpg&quality=50)
Lisans, yüksek lisans ve doktora çalışmalarında Anadolu'daki antik kentleri konu edinen Talloen, doktora sonrası araştırmalarını da Türkiye üzerine sürdürdü. Ankara'daki İngiliz Enstitüsü, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi ve Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nde görev yaptı. Bir süre Belçika'ya dönmek zorunda kalsa da 2023'te Bilkent Üniversitesi'nde çalışmaya başladı.
Türk vatandaşlığı süreci
Eşi de arkeolog olan ve Türk olan Talloen, Türkiye'ye yerleştikten sonra Türkçe öğrenmeye öncelik verdi. "Bir ülkede çalışıyorsanız o ülkenin dilini öğrenmeniz gerektiğini düşünüyorum. Türkçe derslerine gittim. Hala hatalar yapıyorum ama konuşmaya çalışıyorum. " diyen Talloen, vatandaşlık başvurusunun Belçika'daki yasal düzenlemeler ve Kovid-19 salgını nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Salgının ardından işlemleri tamamlayan Talloen, "Dosyamızı hazırladık ve eylül ayında, sonunda Türk vatandaşlığını kazandık. " ifadelerini kullandı. Vatandaşlığın kendisi için yalnızca resmi bir statü olmadığını vurgulayan arkeolog, "Evimiz burada. Çocuklarımız burada doğdu. Türk isimleri taşıyorlar. Türk okullarına gidiyorlar. Ben Türk üniversitesinde çalışıyorum, Türk öğrencilere ders veriyorum. Türkiye'de kazı yapıyorum. Bütün hayatımız neredeyse burada gerçekleşiyor. Ben de Türk olduğumu belki de söyleyebilirim. " şeklinde konuştu.
Türklerin vatan sevgisinden etkilendiğini dile getiren Talloen, "İstiklal Marşı'nı tamamen ezberlemedim ama Türk marşını Belçika marşından daha iyi bildiğimi söyleyebilirim. " dedi.

Türkiye'nin kültürel mirasına hayran
Türkiye'de en çok etkilendiği unsurun kültürel zenginlik olduğunu belirten Talloen, Anadolu'nun arkeolojik mirasının dünyada benzeri az bulunan bir çeşitlilik sunduğunu söyledi. "Türkiye'de neredeyse her antik kentte tiyatro, hamam ve anıtsal yapılar görebiliyorsunuz. Bu kadar yoğun kültürel miras dünyanın çok az yerinde var. " diye ekledi. Türk mutfağının da farklı bölgelerde keşfedilebilen zenginlikler sunduğunu ifade etti.
Sagalassos'ta yeni bulgular
Kazı çalışmaları hakkında bilgi veren Talloen, son yıllarda Roma İmparatorluğu'nun kültürel etkileşimini gösteren önemli bulgular elde ettiklerini açıkladı. Geçen yıl Afyon mermerinden yapılmış Mısır temalı kabartmaların gün yüzüne çıkarıldığını belirten Talloen, bu eserlerin yerel ustalar tarafından işlendiğini ancak Mısır ikonografisini yansıttığını anlattı. Kabartmalarda Sfenks ve timsah başlı tanrı Sobek gibi figürler yer alıyor.

Stadyum kompleksinde dini merkez
Kazıların son dönemde stadyum kompleksinde yoğunlaştığını aktaran Talloen, burada iki kilise, kutsal çeşme ve geç antik döneme ait büyük bir dini kompleksin ortaya çıkarıldığını söyledi. Alanın bölgesel bir hac merkezi olarak kullanıldığını düşündüklerini belirten Talloen, kutsal suyun taşınması için üretilen özel seramik şişelere de ulaşıldığını bildirdi.
Önümüzdeki dönemde kutsal çeşmenin tamamen ortaya çıkarılmasının hedeflendiğini vurgulayan Talloen, "Yapının bütün blokları orada. Lego gibi yeniden ayağa kaldırmak istiyoruz. Mümkün olursa suyu tekrar getirerek kutsal suyu yeniden akıtmayı hedefliyoruz. " dedi. Kazılarda bir azizin mezarına ulaşmayı umut ettiklerini de sözlerine ekleyen Talloen, çalışmaların yaklaşık beş yıl içinde tamamlanmasının planlandığını kaydetti.