Goldman Sachs, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol sevkiyatlarının savaş öncesi düzeylere tam olarak dönmeyebileceğini değerlendirdi. Banka, uzun vadede akışın eski seviyelerin yaklaşık yüzde 70'i civarında dengelenebileceğini öngördü.
Kuruluşa göre, Körfez ülkelerinin alternatif ihracat güzergâhlarını daha fazla kullanmaya başlaması bu görünümü şekillendiriyor. Bu değişim, petrol taşımacılığında eski rotaların tek başına belirleyici olmaktan uzaklaştığını gösteriyor.
Toparlanma süreci gelecek aya kadar sürebilir
Analistlerin değerlendirmesine göre, mevcut petrol akışlarındaki toparlanma süreci gelecek ayın sonuna kadar devam edebilir. Bölgedeki ham petrol üretiminin ise ekim ayı itibarıyla savaş öncesi seviyelere yaklaşması bekleniyor.
Savaş öncesi dönemde Hürmüz Boğazı'ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşınıyordu. Bugün ise boğaz üzerinden günlük yaklaşık 1,3 milyon varil petrol sevk edildiği, Umman Körfezi güzergâhında da günlük yaklaşık 1,6 milyon varillik ek akış bulunduğu belirtiliyor.
Alternatif rotaların payı arttı
Verilere göre Yanbu, Fujairah ve Ceyhan gibi alternatif ihracat noktaları üzerinden toplam yaklaşık 7,5 milyon varil günlük petrol taşınıyor. Bu tablo, bölgedeki sevkiyatların tek bir geçiş hattına bağlı kalmadığını ortaya koyuyor.
Goldman Sachs, deniz taşımacılığı kapasitesinin petrol akışındaki toparlanmayı sınırlayacak bir unsur olarak görülmediğini de belirtti. Ancak bazı armatörlerin güvenlik gerekçeleriyle Hürmüz Boğazı'ndan geçiş konusunda temkinli davranmayı sürdürdüğü kaydedildi.
Değerlendirme, Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji akışındaki öneminin sürdüğünü ancak bölgedeki sevkiyat düzeninin alternatif güzergâhlarla birlikte yeniden şekillendiğini gösteriyor. Petrol akışındaki normalleşmenin hızı ise önümüzdeki haftalarda bölgedeki üretim ve taşıma tercihleriyle yakından izlenecek.