Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk beş ayında 4,8 milyar dolarlık ihracata imza attı. Ayçiçek yağı, çikolata ve kakaolu ürünler, makarna, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile buğday unu, ihracat sepetinin öne çıkan kalemleri arasında yer aldı.
Sektörün miktar bazındaki ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,5 azalırken, değer bazındaki düşüş yüzde 7,1 olarak kaydedildi. Buna karşın bazı ürün gruplarında güçlü performans sürdü.
Ayçiçek yağı ihracatta ilk sırada
Ürün grupları içinde en yüksek ihracat geliri ayçiçek yağından geldi. Ayçiçek yağı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,8 artarak 551,3 milyon dolara yükseldi.
Bu artış, sektörün genelinde görülen miktar ve değer düşüşüne rağmen bazı temel ürünlerde dış talebin sürdüğünü gösterdi. Özellikle bitkisel yağlar, sektör ihracatında belirleyici kalemlerden biri olmayı sürdürdü.
Irak’taki düşüş Orta Doğu pazarını etkiledi
Ülke bazında 560,2 milyon dolarlık ihracat yapılan Irak’ta yüzde 28’lik gerileme yaşandı. Bu düşüşün etkisiyle Orta Doğu pazarında sektör ihracatı yüzde 13,8 azaldı.
Orta Doğu, sektör için önemli bir satış alanı olmaya devam etse de Irak’taki gerileme bölgenin toplam performansını aşağı çekti. Buna karşılık İran’a yapılan ihracat dikkat çekici biçimde arttı.
İran’a ihracat yükseldi
İran’a yapılan ihracat, ilk beş ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,6 artarak 147,1 milyon dolara çıktı. İran, Türkiye’nin toplam hububat sektörü ihracatında ilk 6 ülke arasında yer aldı.
Bu tablo, sektörün bazı pazarlarda zayıflama yaşarken bazı pazarlarda ise payını artırabildiğine işaret etti. Geniş ürün yelpazesi ve pazar çeşitliliği, ihracatın dayanıklılığını destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Takvim etkisi mayıs performansını sınırladı
TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, mayıs ayında takvim etkisinden kaynaklanan 6 eksik iş gününün aylık ihracat performansını sınırladığını söyledi. Uysallı, buna rağmen gıda sanayisinin küresel rekabet gücü ve pazar esnekliğiyle stratejik cazibesini koruduğunu ifade etti.
Uysallı, küresel ölçekte maliyet ve hacim baskısı sürerken sektörün en büyük güvencelerinden birinin bu yıl tarımsal üretimde beklenen yüksek rekolte olduğunu vurguladı. TÜİK tahminlerine işaret ederek buğdayda yüzde 26,7, kırmızı mercimekte yüzde 54,1 ve ayçiçeğinde yüzde 16,2 artış öngörüldüğünü aktardı.
Bu beklentilerin un, makarna, bitkisel yağ ve bakliyat sanayileri açısından hayati hammadde arzı oluşturabileceğini belirtti. Sektördeki üretim artışı beklentisi, yılın kalan dönemine dair ihracat kapasitesi açısından yakından izleniyor.