Sanatçı Gülçin Anmaç’ın Osmanlı’nın Rumeli coğrafyasında bıraktığı mirası minyatür sanatıyla yorumladığı "Rumeli’de Osmanlı İzleri" sergisi, Bosna Hersek’in Saraybosna kentinde bugün sona erecek.
Gazi Hüsrev Bey Hanikahı’ndaki İslam Kültür ve Sanat Müzesi’nde sergilenen 35 eserde camilerden köprülere, medreselerden çarşılara kadar çok sayıda dini ve sivil mimari yapı ele alınıyor.
Rumeli’nin mimari mirası minyatürlerle anlatıldı
Anmaç, uzun yıllardır üzerinde çalıştığı minyatür sanatını bir hikâye anlatma biçimi olarak gördüğünü söyledi. Rumeli’yi anlatırken Osmanlı döneminde inşa edilen mekânları merkeze aldığını belirten sanatçı, medreseleri eğitim, camileri inanç, evleri ise yaşamla ilişkilendirdi.
Sanatçı, eserlerde yer alan mekânların önemli bölümünü gördüğünü ve ailesinin Rumeli’den göç ettiğini aktardı. Çalışma kapsamındaki mekân listesi Kuveyt Türk tarafından hazırlandı; Anmaç ise listedeki yapılar üzerinde kapsamlı bir araştırma yürüttü.
Anmaç, tek bir cami ya da tek bir mekânı resmetmek yerine, bunların bulunduğu şehirleri ve kasabaları daha geniş bir hikâye içinde göstermeye çalıştığını ifade etti.
Serginin ilk yurt dışı gösterimi
İlk olarak İstanbul’da açılan serginin Bosna’da düzenlenmesinin kendisi için özel olduğunu söyleyen Anmaç, Saraybosna’daki gösterimin hem mekânın hem Kuveyt Türk’ün hem de "Rumeli’de Osmanlı İzleri" projesinin ilk yurt dışı sergisi olduğunu belirtti.
Anmaç, Balkanlar’da unutulmaya yüz tutan minyatür sanatının ziyaretçilerin ilgisini çektiğini söyledi. Sanatçı, eserlerin her ziyaretçide farklı bir karşılık bulmasının kendisini şaşırttığını dile getirdi.
Proje iki yıl önce başladı
Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel, kurum olarak Türk-İslam eserlerinin geçmişten günümüze gelişimini desteklemeyi ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladıklarını açıkladı.
Sel, Anmaç’la "Rumeli’de Osmanlı İzleri" minyatür çalışmasına iki yıl önce başladıklarını belirtti. Projenin ilk sergisi geçen aralık ayında İstanbul’daki Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde açıldı; bu sergiden gelen geri bildirimlerin ardından eserlerin Balkanlar’da gösterilmesi fikri gündeme geldi.
Sel, serginin Bosna Hersek’te sanatseverlerle buluşmasının Kuveyt Türk’ün sanat eserleriyle ilgili çalışmalarında Türkiye dışındaki ilk adım olduğunu söyledi. Projenin farklı mekânlara taşınabileceğini belirten Sel, yapıların maket ya da geleneksel resim yerine minyatür sanatıyla sunulmasının sergiye ayrı bir değer kattığını ifade etti.
Sel ayrıca, minyatürü unutulmaya başlayan geleneksel bir sanatın kültürel mirasla yeniden buluşturulması için tercih ettiklerini kaydetti.