Hicri takvime göre 1448 yılı, Muharrem ayının başlamasıyla birlikte idrak edilmeye başlandı. İslam dünyasında yılın ilk ayı kabul edilen Muharrem, yalnızca yeni bir takvim döneminin başlangıcı değil; hicretin taşıdığı tarihsel hafızayı, toplumsal dayanışma kültürünü ve manevi muhasebe çağrısını da yeniden gündeme taşıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun vakit hesaplamalarına göre Muharrem ayının ilk günü 15 Haziran 2026 Pazartesi günü başladı. Böylece hicri takvimde 1448 yılına girildi. Hicri takvim, ayın hareketlerine göre belirlenen kameri bir takvim olduğu için miladi takvimle arasında her yıl yaklaşık 10-11 günlük bir kayma oluşuyor. Bu nedenle Muharrem, Ramazan ve diğer dini günler miladi takvimde her yıl farklı tarihlere denk geliyor.
Hicri takvimin başlangıcı, Hazreti Muhammed ve beraberindeki Müslümanların Mekke'den Medine'ye hicreti esas alınarak kabul ediliyor. İslam tarihinde bu olay, yalnızca bir şehirden başka bir şehre göç olarak değil, inanç özgürlüğünün korunması, yeni bir toplum düzeninin kurulması ve Müslümanların siyasi-sosyal varlığının şekillenmesi bakımından dönüm noktası sayılıyor.
Hicretle birlikte Mekke döneminin ağır baskı koşullarından Medine'de kurumsallaşan yeni bir toplumsal hayata geçildi. Medine'de muhacirler ile ensar arasında kurulan kardeşlik bağı, İslam tarihinin en önemli dayanışma örneklerinden biri olarak anlatılıyor. Bu süreçte Medine toplumunda farklı dini ve sosyal grupların hak ve sorumluluklarını belirleyen düzenlemeler de gündeme geldi.

Muharrem ayı, Müslüman toplumlarda hürmet gösterilen aylardan biri olarak kabul ediliyor. Bu ayda oruç tutma, aile ve komşularla paylaşımı artırma, aşure hazırlayıp dağıtma gibi gelenekler öne çıkıyor. Aynı zamanda Kerbela'da Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti Hüseyin ve beraberindekilerin şehit edilmesi, Muharrem ayına derin bir hüzün ve hatırlama boyutu kazandırıyor.
Bu yıl Aşure Günü, Muharrem ayının 10. gününe denk gelen 25 Haziran 2026 Perşembe günü idrak edilecek. Aşure, farklı malzemelerin aynı kazanda birleşmesiyle hazırlanan sembolik bir paylaşım yemeği olarak toplumun ortak hafızasında yer alıyor. Geleneksel olarak aileler, komşular ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşılan aşure, birlik ve dayanışma vurgusunu güçlendiriyor.
Din İşleri Yüksek Kurulu uzmanlarının değerlendirmelerine göre hicri yeni yıl, geçmiş yılı muhasebe etmek ve gelecek dönem için manevi bir yenilenme iradesi göstermek açısından önem taşıyor. Hicretin mesajı, bireysel hayatın yanı sıra toplumsal ilişkilerde adalet, kardeşlik, sorumluluk, paylaşma ve birlikte yaşama bilincini canlı tutma çağrısı olarak yorumlanıyor.
Hicri 1448 yılının başlamasıyla camilerde, dini yayınlarda ve çeşitli programlarda Muharrem ayının anlamı, hicretin İslam tarihindeki yeri ve Aşure Günü'nün toplumsal boyutu ele alınacak. Uzmanlar, bu dönemin yalnızca takvimsel bir yenilenme olarak değil, aynı zamanda ortak değerlerin hatırlanması ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirtiyor.