Azerbaycan Cumhurbaşkanı Danışmanı Hikmet Hacıyev, "Coğrafyanın Barışı — Karabağ: Güney Kafkasya'da Yeniden İmar, İstikrar ve Bölgesel İşbirliği" programı kapsamında Azerbaycan'a gelen 20 Türk gazeteciye kapsamlı açıklamalarda bulundu. Hacıyev, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının çok derin olduğunu belirterek, "Türkiye'yle ilgili hiçbir konu Azerbaycan için müzakere konusu değildir" dedi.
Türkiye ile stratejik işbirliği ve kardeşlik
Hacıyev, iki ülke arasındaki stratejik anlaşmaya dikkat çekerek, cumhurbaşkanları düzeyinden tüm alanlara kadar sürekli bir telefon diplomasisi ve kişisel görüşme trafiği olduğunu ifade etti. Özellikle kriz dönemlerinde bu iletişimin hiç kesilmediğini vurguladı.
Türkiye'nin Azerbaycan ordusunun kurulmasında ve askerlerinin eğitiminde büyük katkı sağladığını belirten Hacıyev, iki ülke arasındaki askeri tatbikatların önemine işaret etti.
Karabağ'da mayın tehdidi ve dönüş süreci
Karabağ Savaşı sırasında Türk medyasının ve halkının Azerbaycan'ın yanında yer aldığını hatırlatan Hacıyev, bu desteğin her zaman hissedildiğini ve gurur verici olduğunu söyledi.
Karabağ ve çevresindeki mayın sorununa değinen Hacıyev, mayınları "toprağa saçılmış ölüm tohumları" olarak nitelendirdi. Ermenilerin geri çekilirken bilinçli olarak yollara, mezarlıklara ve köy yollarına mayın döşediğini, patlamaların en çok bu bölgelerde meydana geldiğini aktardı.
2020'den bu yana 422'den fazla kişinin mayın patlamaları sonucu öldüğünü veya yaralandığını belirten Hacıyev, "Mayın terörü bugün de devam ediyor" dedi. Kurbanların çoğunluğunu çocukların oluşturduğunu vurguladı. Robotik cihazlarla mayın temizleme çalışmalarının sürdüğünü, bu alanda Türkiye'den temin edilen ekipmanın da başarıyla kullanıldığını ekledi.
Ermenistan'ın verdiği mayın haritalarının yetersiz kaldığını, 1990'lardan bugüne 3 binden fazla vatandaşın mayın kurbanı olduğunu kaydeden Hacıyev, mayın temizleme çalışmalarının yıllarca süreceğini söyledi.
Diğer yandan, Karabağ'a dönüş sürecine ilişkin Hacıyev, şu anda 56-60 bin civarında soydaşın bölgede yaşadığını, çalıştığını ve eğitim gördüğünü, kısa vadede dönüşün sağlandığını ifade etti. Dönüşü etkileyen iki temel faktörün mayın temizliği ve altyapı inşası olduğunu belirtti.
İran, İsrail ve Filistin politikası
İran ile ilişkilerde üç temel ilkenin bulunduğunu aktaran Hacıyev, bunlardan birinin "dostluk ve iyi komşuluk" olduğunu söyledi. Sosyal medyada İran, ABD ve İsrail arasındaki savaşın başlamasıyla yoğunlaşan propagandaya dikkat çekti.
Azerbaycan'ın İsrail ile ilişkilerine de değinen Hacıyev, "Türkiye söz konusu olduğunda bu bir müzakere konusu değildir" diyerek tavrını net ortaya koydu. Azerbaycan'ın, İsrail hükümetinin 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını kınayan ilk ülke olduğunu, İsrailli yetkililerle yapılan görüşmelerde bu kararın yanlış olduğunun iletildiğini ve karşı tarafın da bunu kabul ettiğini açıkladı. Hacıyev, bu konunun Batı'nın Türkiye'ye karşı yürüttüğü "kirli propagandanın" bir parçası olduğunu ifade etti.
Filistin konusundaki pozisyonla ilgili "kirli propaganda" yapıldığını belirten Hacıyev, Azerbaycan'ın Filistin'i devlet olarak tanıdığını, Ramallah'ta diplomatik temsilcilik bulundurduğunu, iki devletli çözümü desteklediğini ve insani yardımların sürdüğünü söyledi. Yüksek düzeyli ziyaretlerin de devam ettiğini vurguladı.
Türk dünyası bir ailedir
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çerçevesindeki ilişkilere dair Hacıyev, "Türk dünyasını kendi ailemiz olarak görüyoruz, başka bir ailemiz yok" dedi. Azerbaycan'ın TDT'yi daha da güçlendirmek için elinden geleni yaptığını, işbirliği ve ortaklığın geliştiğini, bir sonraki hedefin entegrasyon olduğunu belirtti.
İki ülke arasındaki kardeşliğin herkese örnek olduğunu vurgulayan Hacıyev, toprakları işgal altındayken Türkiye'nin hep yanlarında olduğunu ve bunu tüm dünyanın gördüğünü söyledi.
Ermenistan'dan beklentiler: Yeni anayasa ve barış
Azerbaycan'ın Ermenistan'dan beklentilerine değinen Hacıyev, Ağustos 2025'te paraflanan barış anlaşmasının kalıcı olmasını istediklerini, iki ülke arasında ticari işbirliğinin başladığını hatırlattı. Azerbaycan'ın Kazakistan ve Rusya'dan yapılan transit taşımacılığın güvenliğini sağladığını vurgulayan Hacıyev, Ermenistan anayasasında hem Azerbaycan'a hem de Türkiye'ye yönelik toprak taleplerinin bulunduğunu ve Bakü'nün bu durumun değişmesini beklediğini söyledi.
Ermenistan'da yeni bir anayasanın kabul edilmesi ve toprak iddialarından vazgeçilmesi halinde barış anlaşmasını imzalamaya hazır olduklarını yineleyen Hacıyev, Zengezur Koridoru'nun önemine dikkat çekti. Koridorun statüsünün anlaşmada yer aldığını belirterek, ABD'nin bu yaz fizibilite çalışmasını tamamlayacağı bilgisini aldıklarını aktardı.
Karabağ'da ekonomik kalkınma
Karabağ'da sürdürülebilir istihdam yaratmayı ve ekonomik zincir oluşturmayı planladıklarını belirten Hacıyev, bölgenin enerji potansiyelinin akılcı kullanımına odaklandıklarını, su ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde çalıştıklarını anlattı. Tarım alanında büyük potansiyel bulunduğuna işaret ederek, Türkiye'nin de bu alanda katkı sağladığını söyledi. Ayrıca kültür turizmi için de uygun olduğunu ekledi.
Bölgenin çok sayıda ulaşım koridoru ve güzergahına ev sahipliği yaptığı için taşımacılık açısından da kritik önem taşıdığını vurguladı.
Suriye'ye destek
Türkiye ve Suriye'nin siyasi birliğine, toprak bütünlüğüne ve egemenliğine tam destek verdiklerini ifade eden Hacıyev, Suriye'nin enerji alanında yardıma ihtiyacı olduğunu, bu konuda çaba gösterdiklerini ve ayrıca eğitim alanında destek sağlayacaklarını, yaklaşık 100 okulun onarımı için mali yardımda bulunacaklarını söyledi. Azerbaycanlı ve Suriyeli yetkililer arasındaki görüşmelerin sürdüğünü de sözlerine ekledi.
Rusya ile ilişkiler normalleşti
Azerbaycan-Rusya ilişkilerine de değinen Hacıyev, 2024 yılında Azerbaycan Hava Yolları'na (AZAL) ait uçağın Kazakistan'ın Aktau kenti yakınlarında Rus hava sahasında isabet alması sonucu düşmesinin ardından yaşanan krizi hatırlattı. Azerbaycan'ın soruşturma ve tazminat konusundaki haklı taleplerinin karşılandığını belirten Hacıyev, "Bugün Rusya ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler normal seviyededir. İlişkilerin geleceğine bakıyoruz" dedi.