Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, 28 Temmuz’da Ankara’ya gerçekleştireceği resmî ziyarette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek. Göreve geldikten sonra yurt dışı turunun üçüncü durağı olacak ziyaret, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın pekiştirilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Nahrain Center araştırmacısı Dr. Ahmed Al-Jumaili, AA Analiz için kaleme aldığı yazıda, görüşmelerde ekonomik işbirliği, güvenlik, enerji ve su meselelerinin yanı sıra bölgesel gelişmeler karşısında ortak tutumun da masada olacağını belirtti.
Su ve güvenlik dosyaları
İkili ilişkilerin belkemiğini oluşturan su ve güvenlik başlıkları, bu ziyarette de en kritik konular arasında yer alıyor. Bağdat yönetimi, 25 Temmuz 2026’da imzalanan Su Çerçeve Anlaşması’nın eylül ayı itibarıyla yürürlüğe girmesini planlarken, Ankara’dan uygulamaya dönük somut adımlar bekliyor. Irak tarafında kuraklık ve su sıkıntısının arttığı dönemlerde gerilimin tırmandığına dikkat çeken Al-Jumaili, anlaşmanın hayata geçirilmesinin ülkenin su güvenliğine büyük katkı sunacağını vurguladı.
Güvenlik alanında ise son yıllarda kaydedilen ilerleme dikkat çekiyor. Irak Ulusal Güvenlik Konseyi’nin Mart 2024’te PKK’yı yasaklı örgüt ilan etmesi ve mahkemelerin örgütle bağlantılı partilere yönelik kapatma kararları, Ağustos 2024’te Ankara’da imzalanan Askeri, Güvenlik İşbirliği ve Terörle Mücadele Mutabakat Muhtırası ile taçlandı. Söz konusu mutabakat, ortak güvenlik koordinasyon merkezi kurulmasını ve terörle mücadelede derinlemesine işbirliğini öngörüyor.
Kalkınma Yolu Projesi ve ekonomik boyut
Ziyaretin en somut gündem maddelerinden biri de Kalkınma Yolu Projesi. Basra Körfezi’ni Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacağı öngörülen proje, Asya ile Avrupa arasındaki en kısa ticaret rotalarından birini oluşturma potansiyeline sahip. Ez-Zeydi’nin geçen hafta Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Bağdat’ta yaptığı görüşmede, projenin finansmanı için net bir mekanizma kurulmasını ve saha çalışmalarının belirli bir takvimle başlamasını talep ettiği belirtiliyor.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi hâlihazırda 17 milyar dolar seviyesinde bulunurken, orta vadede bu rakamın 30 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Nisan 2024’teki Bağdat ziyareti sırasında imzalanan ve 26’dan fazla anlaşmayı kapsayan Stratejik Çerçeve Anlaşması da bu hedefe giden yolun temelini oluşturuyor.
Bölgesel kriz ve petrol ihracatı
Zeydi’nin Ankara ziyareti, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından, Irak’ın petrol ihracatında yüzde 80’e varan kayıplar yaşadığı bir döneme denk geliyor. Bağdat, güneydeki ihracat terminallerine bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif rotalar ararken, Irak petrol heyetinin ziyaret öncesinde Türkiye’de ön temaslarda bulunarak petrolün Türk limanları üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılması için ortak formül aradığı kaydediliyor.
Al-Jumaili, tüm bu başlıkların, iki ülkenin ortak kaderini şekillendirecek nitelikte olduğunu ve bölgede istikrar ile barışın tesisi için işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor.