İran’ın Kuveyt ve Bahreyn’e füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemesi, ABD’nin de İran’a ait Kişm Adası’nda karşılık vermesiyle Körfez’de gerilim yeniden tırmandı. Saldırılar, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik çıkmaz sürerken ve çatışmanın 100. Güne yaklaşmasıyla yaşandı.
Kuveyt’in resmi haber ajansı, sabah saatlerinde ülkenin uluslararası havalimanının İran’a ait füze ve İHA’larla vurulduğunu, yaralanmalar, tesislerde hasar, uçuş iptalleri ve yön değiştirmeler yaşandığını aktardı. ABD Merkez Komutanlığı ise Kuveyt’e atılan iki İran füzesinin hedefe ulaşmadan düştüğünü ya da havada parçalandığını, bazı balistik füzelerin de hedeflerine varamadığını açıkladı.
Öne çıkanlar
- İran, gece saatlerinde Kuveyt ve Bahreyn’e füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi.
- ABD, İran’ın Körfez’deki Kişm Adası’ndaki bir telekomünikasyon kulesini vurdu.
- Kuveyt’te havalimanında hasar, yaralanma ve uçuş aksaması bildirildi.
- Bahrain’de alarm sirenleri çaldı, ABD ise personel ve varlıklarının zarar görmediğini söyledi.
- Taraflar, saldırıların ayrıntıları konusunda birbirinden farklı anlatımlar sundu.
İran’a yakın Tasnim ajansı, Devrim Muhafızları’nın bölgedeki bir ülkede konuşlu ABD helikopterlerini hedef aldığını yazdı. Bu anlatımda Kuveyt işaret edildi. Ancak saldırıların tam olarak hangi noktayı hedef aldığı ve Kuveyt havalimanındaki hasarın nasıl oluştuğu konusunda çelişkili bilgiler öne çıktı.
Bahrain tarafında da sirenlerin devreye girdiği, Devrim Muhafızları’nın ülkeye ve ABD Beşinci Filosu karargâhına yönelik füze ve İHA saldırısı düzenlediği aktarıldı. CENTCOM ise bu hedeflere yönelik mühimmatın engellendiğini ve saldırılarda hiçbir ABD personelinin ya da varlığının zarar görmediğini bildirdi.
ABD güçleri, İran’ın Kişm Adası’ndaki bir telekomünikasyon kulesini vurdu. CENTCOM’a göre, bu ada denizdeki yeraltı tesislerinde saklanan füzelere dair önemli bir nokta olarak görülüyor. Aynı saatlerde ABD’nin bölgesel sularda sivil gemileri hedef alan İran dronlarını da düşürdüğü açıklandı.
İran tarafı ise ABD’nin Kişm Adası’na saldırısını ateşkes ihlali olarak nitelendirdi. Tahran, Kuveyt ve Bahreyn’i ABD operasyonlarına destek sağlamakla suçlayarak iki ülkenin saldırılarda doğrudan ve açık sorumluluğu bulunduğunu savundu.
Tahran ayrıca kendini savunma hakkını saklı tuttuğunu, gelecekteki saldırıların kaynağına da yanıt vereceğini duyurdu. İran medyasında, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin bozulmasının ABD ordusu için ağır sonuçlar doğuracağı yönünde ifadeler yer aldı.
Diplomatik cephede ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kongre’de İran’ın nükleer faaliyetlerinden vazgeçmesi halinde yaptırım gevşetmesinin gündeme gelebileceğini söyledi. Rubio, oturum sırasında "Savaş bitti" ifadesini kullandı ve Demokrat Senatör Cory Booker ile sert bir tartışmaya girdi.
Rubio ayrıca İran’ın dini lideri olarak anılan Mojtaba Khamenei’nin hayatta olduğunu ve Washington ile görüşmelerde giderek daha fazla yer aldığını söyledi. Khamenei kamuoyu önüne çıkmadı; bu durumun nedeni olarak daha önce ABD-İsrail saldırılarında yaralanmış olabileceğine dair iddialar öne sürülmüştü.
İran’ın baş müzakerecisi Mohammad Bagher Ghalibaf da Lübnan Meclis Başkanı Nabih Berri ile görüşmesinde, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının sürmesi halinde Tahran’ın ABD ile görüşmeleri bırakıp çatışma hattına yönelebileceğini söyledi. Bu açıklama, son dönemde yumuşayan atmosferin yeniden sertleşebileceğine işaret etti.
Çatışma, daha önce 8 Nisan’da devreye giren Pakistan aracılı geçici ateşkesin ardından bir süre durmuştu. Ancak son saldırılar, Körfez’de savaşın yeniden genişleyebileceği endişesini güçlendirdi.
Bağlam: Tarafların birbirini suçladığı karşılıklı saldırılar, enerji nakliyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz hattında da yeni riskler yarattı. Bölgede askeri hedefler, limanlar, havaalanları ve deniz trafiği aynı anda baskı altında kaldı.