İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hamas'ın yeni siyasi büro şefi Halil el-Hayya'yı telefonla arayarak tebrik etti ve Tahran'ın Filistin davasına desteğini yineledi. Hamas'tan yapılan yazılı açıklamaya göre Pezeşkiyan, 'Yanındayız ve karşılaştığımız saldırılara rağmen attığın her adımda seni destekliyoruz' ifadelerini kullandı.
Bu destek mesajı, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasını öngören tarihi bir anlaşmayı duyurmasının hemen ardından geldi. Trump yönetimi, Gazze'de Hamas'ın yönetimden uzaklaştırılması ve ağır silahların teslimi için Barış Kurulu aracılığıyla bir yol haritası yürütüyor. Ancak İran'ın devam eden desteği, sürecin uygulanabilirliği konusunda yeni soru işaretleri yaratıyor.
Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada 'Hamas ve diğer silahlı grupların tamamen silahsızlandırılması için tarihi bir anlaşma' imzalandığını söylemişti. Bu anlaşma, yaklaşık üç yıldır süren savaşın ardından önemli bir dönüm noktası olarak sunuldu. Barış Kurulu, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel temsilci Steve Witkoff, Jared Kushner ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair gibi isimlerden oluşuyor ve Trump başkanlığında Gazze'nin yeniden inşasını denetleyecek.
Ancak kurulun İsrail tarafında da gerilim yarattı. Kurulun Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov ve danışman Aryeh Lightstone, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya gelerek saldırıların durdurulmasını talep etti. İsrail ise 'Mevcut hattan çekilmeyeceğiz, sivillerimize ve askerlerimize yönelik tehditleri engellemeye devam edeceğiz' açıklamasıyla bu talebi reddetti.
Hamas ise silahsızlanma konusunda şartlı bir süreçten yana. Grup, İsrail'in saldırıları durdurması, güçlerini çekmesi ve Gazze'ye daha fazla yardım girişine izin vermesi halinde silahların depolanmasını kabul edebileceğini belirtiyor. Ancak Hamas açıklamalarında 'silahsızlanma' kelimesini kullanmaktan kaçınıyor ve silahların Filistin kontrolünde kalacağını vurguluyor.
Tel Aviv Üniversitesi Filistin Araştırmaları Merkezi Başkanı Michael Milstein, Fox News Digital'a yaptığı değerlendirmede Hamas'ın tamamen silahsızlanmasının çok düşük bir ihtimal olduğunu söyledi. Milstein, Hamas'ın günlük yönetimi teknotrat bir hükümete devretmeye razı olabileceğini ancak askeri yapısını koruyarak Lübnan'daki Hizbullah modeline benzer bir konum elde etmeyi hedeflediğini ifade etti.
Uluslararası baskılar sürerken Hamas karşıtı 'Yaşamak İstiyoruz' hareketinin kurucularından Filistinli avukat Mumin en-Natur ise sivillerin anlaşmanın başarısını istediğini ancak Hamas'ın iktidarı bırakacağına güvenmediğini belirtti. Daha önce Hamas tarafından hapsedilen en-Natur, grubun süreci geciktirme ve ihlal taktikleriyle Gazze'de kalmaya devam edeceğini savundu.
İsrail hükümeti içinde de anlaşmaya direnç var. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yerleşim Bakanı Orit Strock, Netanyahu'ya acil güvenlik kabinesi çağrısı yaparak uluslararası istikrar gücünün Gazze'ye girişini engellemeyi talep etti. Bakanlar, yol haritasının İsrail için 'tehlikeli' olduğunu ve Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasını garanti etmediğini öne sürdü.
Trump'ın duyurduğu anlaşma, Gazze'nin yeniden inşası için kritik bir adım olarak görülse de Hamas'ın silahlarını bırakıp bırakmayacağı sorusu hala cevapsız. İran'ın desteği ve iç muhalefet, sürecin kırılganlığını ortaya koyuyor.