İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nde ülkesinin ana mesajının Ukrayna'ya destek olacağını açıkladı.
Kristersson, İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard ile Stockholm'de düzenlediği ortak basın toplantısında, zirvenin küresel istikrarsızlık ortamında yapılacağını belirtti. Rusya-Ukrayna savaşının yüksek yoğunlukla devam ettiğini ancak Rus birliklerinin önemli bir ilerleme kaydedemediğini söyledi.
İsveç Başbakanı, dünya kamuoyunun Rusya'nın tutumunu sorguladığını ifade ederek, "Ankara'daki zirve öncesinde herkesin sorduğu en önemli soru şu: Müzakere istemeyen ama görünüşe göre zafer de kazanamayan Rusya ne yapacak? " dedi.
Kristersson, Orta Doğu'daki duruma da değinerek, bölgede bahar aylarında belirsizliğin hakim olduğunu, ancak son dönemde kısmi bir istikrar sağlandığını kaydetti. Hürmüz Boğazı'nın sınırlı gemi trafiğine yeniden açıldığını hatırlattı ve kalıcı barış için adımlar beklediklerini dile getirdi.
Zirvenin üç ana gündemi
Kristersson, NATO Genel Sekreteri'nin belirlediği üç önceliği paylaştığını söyledi: "yük paylaşımı", "savunma sanayi tabanının güçlendirilmesi" ve "Ukrayna'ya uzun vadeli destek".
Yük paylaşımının, geçen zirvede kabul edilen GSYH'nin yüzde 5'inin savunmaya harcanması taahhüdünün denetlenmesi ve İttifak içinde daha güçlü bir Avrupa ayağı oluşturulması anlamına geldiğini açıkladı. Savunma sanayi konusunun ise zirve kapsamında düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu'nda ele alınacağını belirtti.
Ukrayna'ya destek dış politika önceliği
İsveç Başbakanı, Ukrayna'ya desteğin Stockholm için hayati önem taşıdığını vurguladı. "Ukrayna'ya destek, İsveç'in ana dış politika önceliğidir. Bu, Avrupa güvenliğine gerçek bir yatırımdır ve İsveç bu konuda öncü rollerden birini üstlenmektedir. Ankara'daki ana mesajımız da muhtemelen bu olacak" dedi.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin zirvenin ilk günü akşam yemeğine katılmasını "çok önemli bir işaret" olarak nitelendiren Kristersson, müttefiklerin bir yıl önce Lahey'de alınan GSYH'nin yüzde 5'inin savunmaya ayrılması kararının uygulanmasını da görüşeceklerini söyledi. Bu hedefin tüm üye ülkeler tarafından en geç 2030 yılına kadar gerçekleştirilmesi gerekiyor.
İsveç savunma sanayii ihracat atağında
Kristersson, son aylarda savunma sanayiinde önemli başarılar elde ettiklerini duyurdu. Ukrayna'ya 16 adet yeni model Gripen savaş uçağı, Polonya'ya üç adet A26 denizaltısı satıldığını ve Kanada ile altı adet GlobalEye havadan erken ihbar ve kontrol uçağı için görüşmelere başlandığını açıkladı.
İsveç Başbakanı, hükümetinin görev süresi boyunca savunma sanayii ihracatının yüzde 70 arttığını belirtti. "NATO savunmasını yeniden yapılandırırken, bu süreç giderek daha fazla İsveç eliyle yürütülüyor. Bu oldukça dikkat çekici. Bu başarı, hem İsveç şirketlerinin hem de İsveç hükümetinin ortak çabasının sonucudur. Savunma sanayii artık piyasalarda finansman sıkıntısı çeken istikrarsız bir sektör olarak görülmüyor; aksine bölgemizde demokrasiyi korumak için hayati bir kaynak olarak tanınıyor. Mühendisler ülkesi İsveç'in artık NATO'ya kendi güçlü savunmasının çok ötesinde bir katkı sunduğu açıktır" diye konuştu.
Dışişleri Bakanı'ndan Ukrayna vurgusu
Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard ise Ankara'daki zirveye liderlerin yanı sıra dışişleri ve savunma bakanlarının da katılacağını, bunun yoğun bir diplomatik program sağlayacağını belirtti. Zirve marjında Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrey Sibiga ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaya Kallas'ın yer alacağı NATO-Ukrayna Konseyi toplantısı ile Bahreyn, Kuveyt, Katar ve BAE'nin bulunduğu İstanbul İşbirliği Girişimi ortaklarıyla bir görüşme planlandığını duyurdu.
Stenergard, Rusya'ya karşı direnç gösteren Ukrayna'nın NATO için kilit bir ortak olduğunu vurguladı. "Ukrayna sadece kendi güvenliğine değil, bizim güvenliğimize de katkıda bulunuyor. Ukrayna'nın cömertçe paylaştığı yenilik kapasitesi ve muharebe deneyiminden hepimizin ders alması gerekiyor" ifadelerini kullandı.