İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Garibabadi, ABD ile imzalanabilecek herhangi bir mutabakat zaptı için dondurulmuş İran varlıklarının en az yüzde 50’sinin derhal serbest bırakılmasının gerekli olduğunu söyledi. Garibabadi, Tahran’ın ancak kendi çıkarları ve kaygıları tam olarak karşılanırsa bir taslak anlaşmayı nihai olarak değerlendireceğini vurguladı.
İlk şart: Fonların yarısı imzada erişilebilir olmalı
Garibabadi’ye göre, İran’a ait olduğu belirtilen ve ABD tarafından "yasadışı biçimde dondurulduğu" ifade edilen fonların en az yarısı, mutabakat zaptı imzalanır imzalanmaz kullanılabilir hale getirilmeli. Kalan bölümün ise anlaşmanın ardından en fazla bir ila iki ay içinde serbest bırakılması gerektiğini söyledi.
Yetkili, fonlara erişim mekanizmasının teknik ve mali ayrıntılarının, imzadan sonra başlayacak 60 günlük uygulama dönemi içinde daha fazla müzakereyle belirleneceğini de aktardı. Böylece anlaşmanın ilk çerçevesi ile uygulama ayrıntıları arasında ayrı bir süreç işletilmesi öngörülüyor.
Hürmüz ve deniz ablukası başlığı
Garibabadi, İran’ın Hürmüz Boğazı ile ilgili adımlar atması halinde ABD’nin de İran limanlarına yönelik "yasadışı deniz ablukasını" kaldırması gerektiğini belirtti. Buna karşın, bazı medya organlarında yer aldığı belirtilen "bir eylem karşılığında bir eylem" şeklindeki basit takas yorumunu reddetti.
"Hayır, mesele böyle değil" diyen Garibabadi, bunun tek hamlede tamamlanacak bire bir değişim olmadığını, dosyanın daha kapsamlı koşullar içerdiğini ifade etti. Açıklama, Washington ile Tahran arasındaki olası bir uzlaşmada para, yaptırım ve deniz güvenliği başlıklarının birlikte ele alınacağını gösterdi.
Müzakere çerçevesi geniş tutuluyor
Garibabadi’nin sözleri, İran’ın yalnızca dondurulmuş varlıkların iadesini değil, aynı zamanda uygulanma takvimi ve karşılıklı yükümlülükler konusunda da net güvenceler istediğini ortaya koydu. Yetkili, anlaşmanın ancak bu unsurların tamamı dikkate alındığında kabul edilebilir olacağını söyledi.
İranlı yetkiliye göre, masadaki ana başlıklar arasında fonların serbest bırakılma oranı, erişim süresi, teknik düzenlemeler ve deniz ablukasına ilişkin karşılıklı adımlar yer alıyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği ise sonraki görüşmelerin sonucuna bağlı olacak.