Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, 6-7 Haziran’da Dersim’de düzenlenen buluşmanın ardından kadınlara yönelik şiddet, cezasızlık ve üniversitelerdeki baskı ortamına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Farklı şehirlerden 50’den fazla kadının katıldığı buluşmada, Gülistan Doku dosyası da ana gündem başlıklarından biri oldu.
Açıklamada, Gülistan Doku davasının Dersim’de kadın öğrencilere yönelik erkek-devlet şiddetiyle bağlantılı olduğu savunuldu. İnisiyatif, 6 yıl boyunca üzeri örtülen dosyanın suç ilişkilerini, sistematik şiddeti ve bunun savaş politikalarıyla bağını görünür kılmak için bir araya geldiklerini belirtti.
Dersim’de kadınların tanıklıkları dinlendi
İnisiyatif, kentteki kadın platformu, sendikalar, kurumlar ve öğrencilerle görüşmeler yaptıklarını aktardı. Görüşmelerde son on yılda barış sürecinin sona ermesiyle birlikte artan baskıların, gündelik hayatı nasıl daha ağır bir şiddet ve tehdit ortamına dönüştürdüğü anlatıldı.
Açıklamada, Gülistan Doku dosyasının ardından yaşananların da bu tabloyu güçlendirdiği belirtildi. İnisiyatif, dosyanın münferit bir olay olarak görülemeyeceğini, aksine daha geniş bir şiddet düzenini açığa çıkardığını vurguladı.
Üniversitelerde şiddet ve cezasızlık tartışması
Yapılan değerlendirmede, üniversitelerde öğrencilere yönelik sistematik şiddetin soruşturmalara ve bazı tutuklamalara rağmen sürdüğü ifade edildi. Kadınların gündelik yaşamının erkek egemen baskı altında devam ettiği, kadın cinayetlerinin önlenmesine dönük etkili politikaların ise hayata geçirilmediği savunuldu.
Açıklamada ayrıca taşra üniversitelerinde öğrencileri kapsayan organize cinsel istismar ağlarına dair iddiaların açık biçimde ortada durduğu dile getirildi. İnisiyatif, bu iddiaların cezasızlık tartışmasını daha da derinleştirdiğini söyledi.
Güvenlikçi uygulamalar kadınların yaşamını etkiliyor
Dersim’de güvenlikçi politikaların yaşamın her alanını kuşattığına dikkat çekilen açıklamada, kentte öğrenci sayısına yakın hatta onu aşan sayıda güvenlik görevlisi bulunduğu öne sürüldü. MOBESE kameraları ve kontrol noktalarıyla sürekli bir gözetim halinin oluştuğu, bunun güvenlikten çok kadınlar için güvensizlik yarattığı belirtildi.
İnisiyatif, sokakların, yurtların ve kampüslerin kadınlar açısından yaşanabilir alanlar olmaktan uzaklaştırıldığını ifade etti. Üniversitelerde kadınların örgütlenme alanlarının daraltıldığı, bazı yapıların ise rahatça faaliyet gösterebildiği görüşü de açıklamada yer aldı.
Öğrencilerin baskı ve tehditlerle karşı karşıya bırakıldığı, sosyal ve akademik yaşamlarının sınırlandığı yönündeki değerlendirme de buluşmanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kadın öğrencilerin hem gündelik yaşamda hem de eğitim hayatında çok yönlü bir baskı altında olduğu savunuldu.
İnisiyatif, buluşmada ortaya çıkan tüm iddiaların takipçisi olacağını açıkladı. Gerçek bir barışın ancak kadınlara yönelik şiddetin görünür kılınması ve cezasızlıkla mücadele edilmesiyle mümkün olacağı mesajı verildi.