Kanada, yeni askeri denizaltı filosunun inşası için Alman ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS) firmasını tercih etti. Almanya ve Norveç ile oluşturulan ortaklık kapsamında ilk denizaltının 2033 yılında teslim edilmesi planlanıyor.
TKMS'den yapılan açıklamada, bu projenin şirket tarihindeki en büyük tekil sipariş olduğu ve mevcut sipariş hacmini yüzde 50'den fazla artırmasının beklendiği ifade edildi. TKMS Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Burkhard, "Güven ve ortak değerler üzerine inşa edilmiş yeni bir transatlantik koalisyon kuruyoruz. 'Kutup ülkeleri tarafından, Kutup şartları için' tasarlanan denizaltılar, Arktik bölgesinde ihtiyaç duyulan caydırıcılığı tam anlamıyla karşılayacak. " dedi.
Kanada Başbakanı Mark Carney, NATO'nun Ankara zirvesine hareket etmeden önce Halifax'ta yaptığı açıklamada, dünyanın değiştiğini ve Kanada'nın bu değişime ayak uydurmak zorunda olduğunu söyledi. Carney, "Kanada kendisini savunabilmelidir. " ifadesini kullandı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise kararı memnuniyetle karşılayarak, projenin üç ülkeyi onlarca yıl birbirine bağlayacak stratejik bir adım olduğunu vurguladı.
Mevcut askeri teçhizatının yüzde 80'ini ABD'den temin eden Kanada'nın rotayı Avrupa'ya çevirmesinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminin başında yaşanan gümrük vergisi krizleri ve siyasi gerilimlerin etkili olduğu belirtiliyor.
Güney Koreli Hanwha Ocean'ın elenmesinin ardından TKMS'nin tercih edilmesinde, ortak NATO üyeliği ve köklü ilişkilerin belirleyici olduğu ifade ediliyor.
Hükümetler arası bir çerçevede yürütülecek proje kapsamında, 72 metre uzunluğundaki Tip 212CD dizel-elektrikli denizaltılarının Kuzey Kutbu'nun zorlu buz altı koşullarında operasyon yapabilecek gelişmiş sensörlerle donatıldığı bilgisi paylaşıldı. Üretim tamamen Almanya'daki Kiel ve Wismar tersanelerinde gerçekleştirilecek ve filonun tam teslimatı 2043'e kadar tamamlanacak.
Denizaltıların tedarik ve servis bedelinin 20 ila 30 milyar Kanada doları (14-21 milyar ABD doları) arasında olacağı tahmin edilirken, operasyon, bakım ve modernizasyon süreçleriyle birlikte toplam proje maliyetinin 50 milyar Kanada dolarına (35 milyar ABD doları) ulaşabileceği öngörülüyor. Projenin Kanada ekonomisine ömrü boyunca 167 milyar Kanada doları (117 milyar ABD doları) hacim kazandıracağı ve 650 bin kişilik istihdam oluşturacağı kaydediliyor.