İstanbul'da meydana gelen trafik kazasında, alkollü olduğu iddia edilen bir sürücü önce zincirleme kazaya neden oldu, ardından kaçmaya çalışırken motosikletiyle seyreden motokurye Batuhan Karabulut'a çarptı. Genç kurye, aracın altında metrelerce sürüklendikten sonra olay yerinde hayatını kaybetti.
Kazanın ardından tutuklanan sürücü, yaklaşık 4,5 ay sonra tahliye edildi. Karabulut ailesi, tahliye kararına sert tepki gösterdi.
Anne Serap Turhal, oğlunun odasını ilk günkü gibi koruduklarını belirterek gözyaşları içinde, "Dört buçuk aydır havlusunu bile yıkayamadım. Her şeyi olduğu gibi duruyor. Benim evladımın katili nasıl 4,5 ayda serbest bırakılır? " dedi.
Abla Bahar Tekir ise tanıkların henüz dinlenmediğini ve dosyadaki bazı delillerin eksik olduğunu öne sürdü. Tekir, "Kardeşimin odası hâlâ onun gibi kokuyor. Tanıklar dinlenmeden serbest bırakıldı. Deliller tam anlamıyla dosyaya bile girmemişken bu karar nasıl verildi? " ifadelerini kullandı.
ATV'nin haberine göre, sürücü ifadesinde Batuhan'ın kask takmadığını iddia etti. Ancak aile, kaskın aracın altına sıkışmış halde bulunduğunu ve kişisel eşyalarla birlikte kendilerine teslim edildiğini belirtti.
Bahar Tekir, teslim tutanağını göstererek, "Kardeşimi kasksızdı diye suçladılar ama elimizde teslim edilen eşyalar arasında kask açıkça yazıyor. Şahitler de kaskın olduğunu söyledi. Hatta bana 'Kask o kadar sağlam ki bu kadar sürüklenmeye bu kask nasıl sağlam çıkabilir arabanın altından? ' dediler" diye konuştu.
Anne Serap Turhal, oğlunun güvenlik konusunda hassas olduğunu vurgulayarak, "Benim oğlum markete giderken bile kaskını takardı. Üstelik iki kulağında tüp vardı, yüksek sese bile dayanamazdı. Kasksız yola çıkması mümkün değildi. " şeklinde konuştu.
Bilirkişi raporunda Batuhan Karabulut'a herhangi bir kusur yüklenmezken, aile kaskla ilgili önemli bilginin dava dosyasına eksik yansıdığını ve bunun tahliye kararında etkili olduğunu iddia etti. Karabulut ailesi, adaletin yerini bulmasını ve tahliye kararının yeniden değerlendirilmesini talep etti.