Hamas, ABD Başkanı Donald Trump’ın uzun süredir askıda kalan Gazze planını yeniden ilerletmek için arabuluculara yeni öneriler sundu. Örgüt, silahsızlanma başlığında müzakereye geçmeden önce İsrail’in lider kadrosuna yönelik suikastlarını durdurmasını şart koşuyor.
Öne çıkan taleplerden biri, İsrail ordusunun "sarı hat" olarak anılan sınıra yeniden çekilmesi. Bu hat, geçen ekim ayında yürürlüğe giren ve İsrail’e Gazze topraklarının yüzde 50’sinden biraz fazlası üzerinde kontrol bırakan ABD destekli ateşkes düzenlemesinde yer alıyordu.
Hamas ayrıca, Gazze’nin günlük işleyişini yürütmekle görevlendirilen ve Birleşmiş Milletler tarafından onaylanan bağımsız Filistinli teknokratlar komisyonunun bölgeye girişine izin verilmesini istiyor. Bu geçişin geciktiği belirtilirken, örgüt bu adımın ilk aşamanın parçası olduğunu savunuyor.
Kaynaklara göre Hamas, plan çerçevesinde ağır silahlarını teslim etmeye hazır olduğunu da ortaya koydu. Ancak örgüt, kişisel korunma amacıyla hafif silahları elinde tutmak istiyor; İsrail ise Hamas’ın tüm silahlarını bırakması gerektiğini savunuyor.
Hamas, ikinci aşamaya geçişin silah bırakmaya bağlanmadığını ileri sürüyor. Örgüt ayrıca ilk aşamadaki yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesini, özellikle de Gazze’ye yeterli insani yardımın girişini talep ediyor.
Bir kaynak, Hamas’ın silahlar konusunda esnek davrandığını, ancak bu kez yalnızca güvence değil, taleplerinin sahada karşılık bulmasını istediğini söyledi. Bu yaklaşım, örgütün müzakere masasındaki çizgisini daha somut şartlara bağladığını gösteriyor.
Hamas’ın son önerileri, hafta sonu Mısır’da bir araya gelen Hamas ve diğer yedi Filistinli grup arasında üzerinde uzlaşılan ortak çerçevenin parçası olarak hazırlandı. Sekiz Filistinli grubun üst düzey isimlerinin, önerileri ve olası uzlaşma zeminini görüşmek üzere aynı gün Mısırlı arabulucularla buluşması planlandı.
Arabulucuların Gazze planını canlandırma çabaları, Washington’ın İran’la yaşanan gerilime odaklanması ve İsrail’in ilk aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle yavaşladı. Hamas cephesi, sürecin tıkanmasının nedenlerinden birinin de bu olduğunu düşünüyor.
Süreç sürerken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ordusuna Gazze’deki kontrol alanını yüzde 70’e, hatta daha fazlasına çıkarması talimatı verdiğine dair açıklamaları da gerilimi artırdı. Kaynaklara göre bu adım, bölgede çatışmaların yeniden başlaması riskini büyütüyor.
İsrail ordusunun, geçen ekim ayındaki ateşkesin ardından yaklaşık bin Filistinliyi öldürdüğü ve Gazze’de savaşın başladığı 2023 Ekim’den bu yana can kaybının 73 bine yaklaştığı belirtiliyor. Ateşkesin ilk aşaması, Hamas’ın elindeki rehinelerin İsrail hapishanelerindeki binlerce Filistinliyle takasını ve ordunun sözde sarı hattın gerisine çekilmesini de içeriyordu.
Ancak sahadaki kontrol tablosunun farklılaştığı, İsrail’in Mart ve Nisan aylarında yardım kuruluşlarına sunduğu haritalara göre Gazze’nin yaklaşık yüzde 64’ünü kontrol ettiği ifade ediliyor. Hamas ise İsrail’in, 7 Ekim 2023 saldırılarının planlanması ya da uygulanmasında rol alan herkes öldürülene kadar üst düzey isimlerine yönelik suikastlarını durdurmayacağını anladığını söylüyor.
Savaşın başlamasından bu yana Hamas’ın siyasi lideri ve baş müzakerecisi İsmail Haniye ile onun halefi Yahya Sinvar’ın öldürüldüğü, Gazze’deki lideri ve askeri kanat şefi İzz el Haddad’ın da geçen ay Gazze kentindeki bir saldırıda hayatını kaybettiği belirtildi. İsrail daha sonra Haddad’ın halefi Muhammed Avda’yı da öldürdüğünü açıkladı.
Bu kayıpların, Hamas’ın siyasi ve askeri kademesinde birçok katmanı zayıflattığı ve grubu, yeni tur görüşmeler öncesinde lider kadroya yönelik saldırıların son bulması için yazılı ya da fiili güvence aramaya yönelttiği anlaşılıyor.