ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Brüksel’de NATO savunma bakanlarına hitaben yaptığı konuşmada Avrupa’daki Amerikan kuvvetlerine ilişkin altı aylık bir Pentagon incelemesi başlattıklarını duyurdu. Hegseth, incelemenin Avrupa’nın güvenliğinde daha fazla sorumluluk alıp almadığına bakacağını söyledi.
Hegseth, NATO’nun Avrupa’nın savunmasında hızla ve geri dönülmez biçimde Avrupalı müttefiklerin öne çıktığı bir yapıya yönelmesi gerektiğini savundu. ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığının nasıl konumlanacağı da bu değerlendirmede ele alınacak.
İran saldırıları için üs erişimi gerilimi
Hegseth, bazı Avrupalı müttefiklerin ABD güçlerine İran’a yönelik saldırılar için Avrupa’daki üsleri kullanma imkânı vermemesini sert sözlerle eleştirdi. Bu tutumu "utanç verici" olarak nitelendirdi.
ABD’li bakan, bu ülkelerin Amerikan askerlerini risk altına soktuğunu, çünkü öngörülebilir erişim, konuşlanma ve hava geçişi imkânlarını reddettiklerini söyledi. Hegseth, bu unsurların baştan beri tartışma konusu olmaması gerektiğini de ifade etti.
NATO için "3. 0" çağrısı
Hegseth toplantıda, 32 üyeli ittifakın yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek NATO için "NATO 3. 0" ifadesini kullandı. Ona göre ittifak, caydırıcılık sağlayabilecek gerçek askeri kapasiteye sahip, sert çizgide bir askeri ittifaka dönüşmeli.
Hegseth, ABD’nin 2027’de kendi savunmasına 1,5 trilyon dolar yatırım yapacağını da söyledi. Bu yatırımın dünyaya bir mesaj taşıdığını ve ABD’nin kendi çıkarlarını korurken müttefiklerini de destekleyen bir güç oluşturduğunu dile getirdi.
Washington’un beklentisi değişiyor
ABD yönetimi, aynı anda iki farklı çatışmaya hazırlanabilmek için daha fazla askeri kaynağı elinde tutmak istediğini belirtiyor. Bu yaklaşımın, Hint-Pasifik’te Çin ile çıkabilecek bir çatışma halinde Washington’un elini güçlendirmeyi amaçladığı aktarılıyor.
NATO’nun başkomutanı olan Amerikalı generalin, ABD’nin 3 Haziran’da bir kriz durumunda uçak gemisi, destek gemileri, havada yakıt ikmal uçakları ve çok sayıda savaş uçağı da dahil olmak üzere bazı unsurları artık sağlamayacağını bildirmesinin ardından Avrupa savunması için yedek planlar üzerinde çalıştığı belirtildi.
NATO’nun kolektif savunma güvencesi olan 5. Madde, bir üyeye yapılan saldırının herkese yapılmış sayılacağını öngörüyor. Ancak bu madde, üyeleri mutlaka askeri destek vermeye zorlamıyor. ABD’nin attığı bu yeni adım, bir müttefik 5. Maddeyi işletirse nasıl destek vereceğine dair yaklaşımını daraltması anlamına geliyor.
ABD, ittifakın açık ara en büyük silahlı kuvvetlerine sahip ülke olarak öne çıkıyor. Buna karşın Washington, Avrupa’daki nükleer silahlarını geri çekmeyi planlamıyor; bu silahlar NATO’nun caydırıcılığı açısından kritik görülüyor.