Küba, bir haftadan kısa süre içinde ikinci kez ada çapında elektrik kesintisiyle karşı karşıya kaldı. Devlete ait elektrik kurumu Unión Eléctrica, Cuma günü yerel saatle 16:30'da başlayan kesintinin tüm ülkeyi etkilediğini duyurdu.
Kesintiye ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, bu olay Pazartesi günü yaşanan benzer bir elektrik kesintisinin ardından geldi. Yıl başından bu yana ada genelinde toplam dört büyük kesinti kaydedildi; bunlardan ikisi Mart ayında meydana gelmişti.
Altyapı sorunları ve Trump'ın ablukası
Küba'da elektrik kesintileri sıkça yaşanıyor; ülkenin enerji altyapısı büyük ölçüde 1960-1980 arası Soğuk Savaş dönemine dayanıyor. Ancak kriz, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ocak ayında Küba'ya yönelik akaryakıt tedarikini fiilen kesmesiyle derinleşti.
ABD, 1960'lardan bu yana Küba'ya yönelik modern tarihin en uzun ticari ambargosunu uyguluyor. İkinci döneminde Trump, komünist yönetim altındaki adada rejim değişikliğini hedefleyen adımlar attı.
3 Ocak'ta Trump, Küba hükümetinin müttefiki Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya yönelik askeri bir operasyona onay verdi. Operasyon, Maduro'nun kaçırılarak New York'a götürülmesiyle sonuçlandı; Maduro halen uyuşturucu ve silah suçlamalarıyla tutuklu bulunuyor.
Maduro'nun görevden uzaklaştırılmasının ardından Trump, Venezuela'nın Küba'ya petrol ve para göndermeyeceğini açıkladı. 29 Ocak'ta yayımladığı başkanlık kararnamesiyle Küba'yı "ABD için olağandışı ve olağanüstü bir tehdit" olarak nitelendirdi ve adaya akaryakıt sağlayan ülkeleri yüksek gümrük tarifeleriyle tehdit etti.
Bu tarihten sonra Küba'ya yalnızca bir Rus petrol tankeri ulaşabildi; o da Mart ayında gerçekleşti.
İnsani etkiler ve BM uyarısı
Uluslararası Enerji Ajansı'na göre Küba, 2023 itibarıyla kullandığı petrolün yalnızca yüzde 40'ını kendi üretebiliyor; geri kalanı yurt dışından geliyor. Uzmanlar, akaryakıt yoksunluğunun ulaşım gibi kamu hizmetlerini durma noktasına getirerek sivil nüfusu olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Haziran ayında yaptığı açıklamada, son aylarda bebek ölüm oranlarının neredeyse iki katına çıktığını belirtti. Türk, "2026 başından bu yana uygulanan akaryakıt kısıtlamaları ve ülke dışı yaptırımların sıkılaştırılması, özellikle en savunmasız kesimler olmak üzere Kübalılara doğrudan zarar veriyor" dedi. "Doktorlar temel tıbbi malzeme ve ilaçlara erişemediği için çocuklar ölüyor. Bu kabul edilemez. " ifadelerini kullandı.
ABD'nin tutumu
Trump yönetimi ise elektrik kesintilerinden Küba hükümetinin kötü yönetimini sorumlu tutuyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Mart ayında Al Jazeera'ya verdiği demeçte, "Küba rejimine karşı cezalandırıcı hiçbir şey yapmadık" iddiasında bulundu.
Yenilenebilir enerjiye yöneliş
Akaryakıt ablukası öncesinde Küba, enerji altyapısının bir kısmını fosil yakıtlardan güneş ve diğer yenilenebilir kaynaklara kaydırmayı planlıyordu. ABD'nin başlıca ekonomik rakibi Çin'den ithal edilen güneş teknolojisiyle bu geçişi hızlandırdı.
Bununla birlikte, 2022 tahminlerine göre yenilenebilir enerji Küba'nın toplam enerji tüketiminin yalnızca yaklaşık yüzde 18'ini karşılıyor. Küba, 2030 yılına kadar enerjisinin yaklaşık dörtte birini yenilenebilir kaynaklardan üretmeyi hedefliyor.