Lübnan’da İsrail ile varılan yeni ve ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes, İran dosyasında diplomatik bir çıkış ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Buna karşın anlaşmanın sahada nasıl uygulanacağı ve ne zaman devreye gireceği konusunda soru işaretleri devam ediyor.
İran, Lübnan’da ateşkes sağlanmasını Washington ile yapılacak herhangi bir barış anlaşması için şartlardan biri olarak görüyor. Tahran, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını sürdürmesi ya da tırmandırması halinde müttefiki Hizbullah’a doğrudan destek verebileceği mesajını da son günlerde gündeme getirdi.
Ateşkesin yürürlüğü konusunda belirsizlik
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, yeni ateşkesin ilgili tarafların onay vermesinden sonra 24 saat içinde yürürlüğe gireceğini söyledi. Aoun’un sözleri, anlaşmanın doğrudan tarafı olmayan Hizbullah’a da gönderme olarak yorumlandı.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise İsrail ordusunun şimdilik Lübnan’daki saldırılarına devam edeceğini ve güneyden çekilmeyeceğini açıkladı. Bu çıkış, ilan edilen ateşkesin dayanıklılığına dair şüpheleri artırdı.
İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Esmail Kaani’nin, minimum talebin İsrail’in savaşın başından önce tuttuğu hatlara çekilmesi olduğunu söylediği aktarıldı. Bu talep, Tahran’ın ateşkes sonrası sahadaki konum değişikliğine verdiği önemi ortaya koydu.
Bölgedeki çatışma genişledi
Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar 2 Mart’ta, grubun ABD-İsrail saldırılarına karşılık İran’a destek amacıyla ateş açmasıyla yeniden alevlendi. Washington tarafından nisan ayından bu yana ilan edilen birkaç ateşkese rağmen savaş sürdü.
Bu gelişme, Körfez’de de tansiyonun yükseldiği bir dönemin ardından geldi. İran güçleri çarşamba günü Körfez bölgesinde karşılıklı saldırılar düzenledi; bu, nisan ayının başında büyük çaplı ABD-İsrail bombardımanını durduran ayrı ateşkesten bu yana görülen en yoğun çatışma dönemlerinden biri olarak değerlendirildi.
Kuveytli yetkililer, saldırılarda Kuveyt’teki havaalanı tesisleri ile diplomatik misyonların zarar gördüğünü, bir kişinin öldüğünü ve 60’tan fazla kişinin yaralandığını bildirdi. İran tarafı ise havaalanını hedef almadığını, yıkımın hedefini bulamayan ABD önleyici füzelerinden kaynaklandığını savundu.
ABD ordusu ise İran’a ait insansız hava araçlarının havaalanını kasıtlı olarak hedef aldığını açıkladı. İran medyasında ayrıca Devrim Muhafızları’nın Bahreyn’deki ABD Beşinci Filosu karargâhı ile bir ABD hava üssünü vurduğu da öne sürüldü. ABD Merkez Komutanlığı bu üslerin isabet almadığını, İran’ın balistik füzelerinin de hedeflerini vuramadığını duyurdu.
Boğaz hattı ve petrol fiyatları
ABD Merkez Komutanlığı, güney İran’da yeni bir savunma saldırısı düzenlediğini, füze rampalarını ve mayın döşemeye çalışan İran botlarını hedef aldığını, ayrıca boğaz yakınındaki Kiş Adası’nda da saldırılar gerçekleştirdiğini bildirdi.
İran ile ABD geçen hafta, savaşın durdurulması ve boğazın yeniden açılması için geçici bir ilk anlaşmaya yaklaştıklarına dair işaretler verdi. Ancak iki taraf henüz anlaşmayı resmileştirmiş değil; daha karmaşık başlıkların sonraya bırakılabileceği belirtiliyor.
Bu tablo, petrol fiyatlarında da kısa süreli bir gevşeme yarattı. Lübnan ateşkesinin Washington ile Tahran arasında diplomatik bir çıkış yolu açabileceği beklentisi, önceki günkü artışların bir bölümünü geri aldı.
Trump ve Tahran’ın koşulları
ABD Başkanı Donald Trump, yakıt fiyatlarını aşağı çekme baskısı altında olduğunu vurgulayarak, İran ile müzakerelerde bu hafta sonu kadar erken bir ilerleme yaşanabileceğini söyledi. Trump, süren görüşmelerde boğazın yeniden açılması ile Lübnan’daki çatışma konusunun birbirinden ayrılmaya çalışıldığını da ifade etti.
İran ise olası bir anlaşma için yalnızca Lübnan’da çatışmaların sona ermesini değil, petrol gelirlerinden milyarlarca dolara erişimi, ham petrol ihracatına yaptırım muafiyetleri, limanlar üzerindeki ABD ablukasının kaldırılmasını ve boğaz üzerinde etki alanı elde etmeyi de talep ediyor.
İran’ın dini lideri Ayetullah Mojtaba Khamenei, düşmanların savaş alanında yenildiğini, şimdi ise iç bölünme yaratmaya çalıştığını söyledi. Khamenei adına okunan mesajda, birlik, uyum, karşılıklı güven ve sakinlik çağrısı yapıldı. İran lideri, savaşın başında öldürülen babasının ardından göreve gelmişti ve kameralara yansımış değildi.
Trump ise önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu söyledi. İran ise nükleer programının barışçıl amaçlarla yürütüldüğünü savunuyor.