Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ankara'da düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Macron, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği ikili görüşmeye ilişkin, "Her şeyi konuştuk. Ekonomi, savunma, eğitim ve vatandaşlarımızı ilgilendiren pek çok konuyu ele aldık. Memnuniyet verici hususlar olduğu gibi iyileştirilmesi gerekenler de var. Görüşme yapıcı bir atmosferde geçti. Bu görüşmeden çok memnunum" ifadelerini kullandı.
Macron, görüşmede Orta Doğu'daki bölgesel meselelerin ve Ukrayna'daki savaşın da ele alındığını aktardı. Türkiye'nin gündeminde yer alan Fransa-İtalya ortak yapımı SAMP/T hava savunma sisteminin satışına ilişkin soruya ise "Bu konudaki teknik istişareler devam ediyor" yanıtını verdi.
NATO barış ve denge ittifakıdır
Fransa Cumhurbaşkanı, ülkesinin savunma harcamaları konusunda iyi bir örnek teşkil ettiğini söyledi. Son on yılda yürürlüğe giren yasalar sayesinde Fransa'nın ordu bütçesini ikiye katladığını belirten Macron, Fransa'nın NATO'nun birçok misyonunda öncü rol üstlendiğini ve ittifakın doğu kanadındaki askeri varlığını sürdürdüğünü kaydetti.
Macron, Avrupalıların kendi savunma çözümlerini geliştirmeye çalıştığını vurgulayarak "NATO bir barış ve denge ittifakıdır; Avrupa kıtasında barış için kurulmuştur. Ukrayna ve Orta Doğu söz konusu olduğunda savunduğumuz şey tam olarak budur" dedi.
Ukrayna ve Rus gölge filosu
Zirveye katılan liderlerin Ukrayna'ya yönelik taahhütlerini yinelediğini aktaran Macron, "İstekliler koalisyonu"nun 13 Temmuz'da Paris'te yeniden toplanacağını duyurdu. Bu toplantıda "Rus gölge filosu" ile mücadele, savunma kapasitelerinin artırılması için yeni girişimler, savunma sanayilerinin Ukrayna'ya destek için harekete geçirilmesi ve ortak operasyon planlamalarının ele alınacağını söyledi.
Macron ayrıca katılımcı ülkelerin 14 Temmuz'daki Fransa ulusal bayramı vesilesiyle Paris'te düzenlenecek askeri geçit törenine de davet edileceğini belirtti.
İran ve Hürmüz Boğazı mesajları
Orta Doğu'da İran ile ABD arasındaki karşılıklı saldırılara değinen Macron, "İran saldırıları ve anlaşmanın ihlali ABD'nin karşılık vermesine yol açtı. İran, varılan mutabakata aykırı saldırılar düzenleyerek hata yaptı" değerlendirmesinde bulundu. Bununla birlikte anlaşmanın tamamlanması için öngörülen 60 günlük sürenin henüz dolmadığını hatırlatan Macron, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin süreceğine inandığını ifade etti.
Müttefiklerin Hürmüz Boğazı'nın hiçbir koşul veya geçiş ücreti olmaksızın açık tutulması gerektiğinde mutabık olduğunu vurgulayan Macron, Hizbullah'ın çekilmesi ve Lübnan'da barış ile istikrarın sağlanması gerektiğini söyledi. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğini sağlama misyonunun gerektiğinde mayın temizleme operasyonları da dahil olmak üzere harekete geçebileceğini, sahada durumun kötüleşmesi halinde bölgeye yeniden askeri güç konuşlandırmayı değerlendirebileceğini ancak mevcut koşulların bunu gerektirmediğini sözlerine ekledi.
Savunma harcamaları ve iç siyaset
ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa ülkelerine savunma harcamalarını artırma çağrısına ilişkin Macron, "Bunu kendimiz için yapmalıyız" dedi. Fransız siyasetçi Marine Le Pen'in hakkındaki mahkumiyet sonrası olası cumhurbaşkanlığı adaylığına dair soruyu ise yanıtsız bırakan Macron, anayasa gereği kendisinin yeni bir dönem için aday olamayacağını hatırlatarak "Fransız siyaseti hakkında yorum yapmıyorum. Burada birliğimizi sağlamak, kararlar almak, harekete geçmek ve ülkemizi korumak, savunmak ve temsil etmek için bulunuyorum" ifadelerini kullandı.