Dört çocuk annesi Ali Hynek, çocuklarının bir süredir akıllı telefon istediğini ancak onlara en az 17 yaşına kadar telefon almayacaklarını söyledi. Eşiyle birlikte bu kararı, teknolojinin çocuklar ve yetişkinler üzerindeki olumsuz etkilerini düşündükleri için aldıklarını anlattı.
Hynek, yasak koymak yerine neden böyle bir tercih yaptıklarını çocuklarıyla açıkça konuştuklarını söyledi. Buna rağmen çocukların, okulda birçok arkadaşlarının telefon sahibi olması nedeniyle zaman zaman eksik hissettiklerini de kabul etti.
Ailede, çocukların aileleriyle ve arkadaşlarıyla iletişim kurabilmesi için saatler üzerinden arama yapabildikleri bir sistem kullanılıyor. Hynek, ev telefonu bulunmadığı için ileride küçük bir tuşlu telefon almayı da mümkün gördüklerini aktardı.
Eski cihazlara ilgi thrift alışverişiyle başladı
Bir yıldan biraz daha uzun süre önce Hynek, kız kardeşinin VHS kasetlere ilgisinden etkilenerek ikinci el mağazalarına gitmeye başladı. Amacı, çocuklara akıllı telefon ve dijital platformlardan önce müziğin nasıl dinlendiğini göstermekti.
Bu alışverişlerde CD ve kaset çalan bir müzik seti, eski tip çevirmeli telefon ve kanalları düğmeyle değiştirilen bir radyo buldu. Bu cihazlar eve geldiğinde çocukların hepsinin merakını çekti; çünkü onlar için bunların çoğu ilk kez görülen araçlardı.
İlk denemelerde alınan kaset ve CD’ler çocukların ilgisini fazla çekmedi. Bunun üzerine Hynek, kendi çocukluğunda yaptığı gibi çocukların kendi miks kasetlerini hazırlamasını önerdi.
Boş kasetler ve 90’lardan kalma bir kayıt cihazı aldı, çocuklara radyodan sevdikleri şarkıları seçip kaydetmeyi öğretti. Sonunda çocuklar, kendi seçtikleri parçalardan oluşan kişisel kasetler hazırladı.
Walkman merakı ailede kalıcı hale geldi
Bu süreçte 10 yaşındaki oğlu Ethan, eski cihazlarla özellikle ilgilenmeye başladı. O sıralarda izlediği bir filmde bir karakterin Walkman taşıdığını görmesi, onun da böyle bir cihaz istemesine yol açtı.
Hynek, ikinci el dükkânlarında Walkman bulamadıklarını, çevrim içi satışta ise fiyatların yüksek olduğunu söyledi. Sonunda Amazon’dan yaklaşık 30 dolara bir Walkman aldı ve oğlunun dinleyebilmesi için Aerosmith ile filmle bağlantılı kasetler buldu.
Walkman geldikten kısa süre sonra aile uzun bir yolculuğa çıktı. Ethan’ın saatlerce camdan dışarı bakarak müzik dinlediğini anlatan Hynek, bunun 1990’larda yolculukların nasıl geçtiğini hatırlattığını söyledi.
Evde de Ethan’ın Walkman’i sık sık yanında taşıdığını, kulaklık takıp müzik dinlediğini aktardı. Hatta zaman zaman yerde uzanıp tavana bakarak dinlemeyi sürdürdüğünü anlattı.
Zamanla diğer üç çocuğun da kendi Walkman ve kulaklıklarına sahip olduğu, onların da aynı şekilde müzik dinlemeye başladığı belirtildi. Aile, artık kaset bulmak için ikinci el dükkânlarını birlikte dolaşıyor.
Hynek, kısa süre önce Madonna kaseti bulduklarını, ayrıca Billie Eilish kasetini çevrim içi sipariş ettiğini söyledi. Ona göre çocukların bu ilgisi geçici bir heves değil; tıpkı bisiklet sürmeyi öğrenmek gibi, bir kez başlayınca kalıcı bir alışkanlığa dönüşüyor.
Hynek, çocuklarının müziğin tadını çıkarmasını sevdiğini, birlikte yaptıkları bu etkinliğin aile içi yeni bir hobiye dönüştüğünü anlattı. Ekrana bakmak yerine başka bir şeyle meşgul olmalarının ve kendi çocukluğuna dönük anıları hatırlamasının kendisini mutlu ettiğini de dile getirdi.