Milli okçu Mete Gazoz, Bezmialem Vakıf Üniversitesi'nde öğrencilerle buluştuğu etkinlikte kariyerinin önemli dönemeçlerini, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda kazandığı altın madalyaya uzanan süreci ve ikonik sevincinin hikâyesini anlattı.
Gazoz, 2015 yılının sporculuk kariyerinde zorlayıcı bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "Her şeyin bittiğini sandığım ama her şeyin başladığı yıldı" dedi. Annesinin kendisine devam ettiği sürece başarılı olacağını söylediğini aktaran Gazoz, sporu bırakmadığını ve 2016'da hedeflerini belirlediği yeni bir yol çizdiğini ifade etti.
Tokyo finalindeki karar anı
2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nda altın madalya kazandığı finali de anlatan Gazoz, rakibinin ikinci okta 8 attığını gördüğünü söyledi. Bu sonucun ardından matematiksel olarak maçın kontrolünün kendisine geçtiğini belirten milli okçu, ikinci oktan sonra son atışını 10 puanla yapacağını bildiğini ifade etti.
Gazoz, "En tehlikeli sporcu çaresiz kalan sporcudur. Çünkü kaybetme korkusu da olmuyor" değerlendirmesinde bulundu. Her oku kazanmak için attıklarını söyleyen Gazoz, rakibin ne yaptığını bilmenin ve buna göre hazırlanmanın önemini vurguladı.
Okçulukta fiziksel dayanıklılık ve matematik
Okçulukta fiziksel dayanıklılığın yanı sıra matematiğin de önemli olduğunu belirten Gazoz, sporcuların heyecanı ve baskıyı yönetmesi gerektiğini söyledi. Rüzgâr koşullarını kabul ederek yaklaşık 3 saat boyunca aynı dikkati korumanın önemine değinen Gazoz, başarıda şansın da rol oynadığını kaydetti.
İkonik sevincinin hikâyesi
Gazoz, kendisiyle özdeşleşen sevincin 2013 yılında antrenörü Sermet Çınar'a verdiği sözle başladığını anlattı. Çınar'ın kendisine şampiyon olduğunda bu hareketi yapmasını söylediğini aktaran Gazoz, 2018'de şampiyon olduktan sonra sözünü hatırladığını ve hareketi yaptığını belirtti.
2028 Los Angeles Olimpiyatları için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Mete Gazoz, bu organizasyondaki hedefinin de altın madalya olduğunu söyledi.