Meksika, 2026 Dünya Kupası’ndaki açılış maçında Güney Afrika’yı 2-0 mağlup etti. Azteca Stadyumu’nda oynanan karşılaşma, turnuvaya ev sahibi atmosferinde başlayan Meksika için güçlü bir başlangıç oldu.
Maçın ilk golü, 10 dakika dolmadan geldi. Erik Lira’nın kazandığı top sonrası Julián Quiñones boş pozisyonda kaldı ve Meksika’yı öne geçirdi.
İkinci yarıda oyuna giren Gilberto Mora, tribünleri yeniden hareketlendirdi. Bu bölümde sağ kanattan gelişen atak, Roberto Alvarado’nun ortasıyla Raúl Jiménez’in arka direkte tamamladığı golle sonuçlandı.
Jiménez, bu golle ilk Dünya Kupası golünü kaydetti. 35 yaşındaki forvet, ilk kez Dünya Kupası’nda ilk 11’de başladığı maçta skoru belirleyen isim oldu.
Bu sonuç, Meksika’nın bir Dünya Kupası açılış maçında Güney Afrika’ya karşı ilk galibiyeti olarak kayda geçti. Teknik direktör Javier Aguirre yönetimindeki ekip, ilk karşılaşmada puan kaybı yaşamadan turnuvaya girdi.
Karşılaşma, Meksika futbolu için 16 yıl önceki açılışı da akla getirdi. 2010 Dünya Kupası’nın açılış maçında da iki takım karşı karşıya gelmiş, o mücadele 1-1 sona ermişti.
O maçta Meksika’nın teknik direktörlüğünü yine Javier Aguirre yapmıştı. Guillermo Ochoa, o dönemde yedek kulübesindeydi; 2026 açılışında da kadroda yer alarak altıncı Dünya Kupası’na çıktı.
Rafael Márquez ise 2010’daki kaptanlık döneminden yıllar sonra bu kez Aguirre’nin yardımcısı olarak sahne aldı. Meksika futbolunun iki önemli isminin, aynı turnuva hattında yeniden buluşması açılış maçına ayrı bir tarihsel çerçeve kazandırdı.
Meksika, şimdi gözünü bir sonraki sınavına çevirdi. Takımın sıradaki rakibi Güney Kore olacak.
16 yıllık bekleyişin ardından gelen açılış galibiyeti
Azteca’daki atmosfer, Meksika taraftarının milli takıma duyduğu desteği yeniden görünür kıldı. Maç boyunca yükselen tezahüratlar, ev sahibi ekibin tempolu oyununu daha da belirgin hale getirdi.
Javier Aguirre’nin ekibi, ilk yarıda baskıyla top kazanmaya dayalı oyun anlayışını etkili biçimde sahaya yansıttı. Bu baskının sonucunda gelen ilk gol, maçın ritmini Meksika lehine çevirdi.
İkinci yarıdaki değişiklikler de oyuna doğrudan etki etti. Gilberto Mora’nın girişi, Meksika’nın hücum akışını hızlandırırken ikinci golün hazırlığında önemli rol oynadı.
Jiménez’in golü, bireysel bir istatistikten öte, takımın açılış maçını kontrol altına almasını sağladı. Meksika, skoru 2-0’a taşıdıktan sonra oyunun temposunu daha rahat yönetti.
Bu galibiyet, Meksika’nın yalnızca üç puanla değil, aynı zamanda turnuvaya moral üstünlüğüyle başlamasını sağladı. Takımın sonraki maçta karşılaşacağı Güney Kore öncesinde elde edilen bu sonuç, grup aşamasının ilk bölümünde önemli bir avantaj yarattı.
2010’daki açılışla kurulan paralellik
Meksika ile Güney Afrika arasındaki açılış maçı eşleşmesi, 2010 Dünya Kupası’ndaki ilk karşılaşmayı da yeniden gündeme taşıdı. O mücadelede Güney Afrika, Siphiwe Tshabalala’nın golüyle öne geçmiş, Meksika ise Rafael Márquez’in sonradan gelen golüyle beraberliği kurtarmıştı.
Bu kez tablo tersine döndü ve Meksika maçı baştan sona kontrol ederek kazandı. Böylece 16 yıl önce elde edilemeyen açılış galibiyeti, aynı eşleşmede bu kez Meksika hanesine yazıldı.
Guillermo Ochoa’nın kadrodaki varlığı da iki turnuva arasındaki bağı güçlendirdi. 2010’da yedek kaleci olan Ochoa, 2026’da altıncı Dünya Kupası deneyimine ulaşarak Meksika futbolunun en tanınan isimlerinden biri olmayı sürdürdü.
Rafael Márquez’in teknik ekibindeki rolü de bu tarihsel çizgiyi tamamladı. Oyunculuk döneminde Meksika’nın simge isimlerinden biri olan Márquez, şimdi saha kenarında aynı turnuva hikâyesinin bir parçası olarak yer aldı.
Meksika için açılış galibiyeti sadece bir skor avantajı değil, aynı zamanda uzun süredir beklenen bir başlangıcın karşılığı oldu. Takım, bir sonraki maça giderken hem özgüven hem de turnuvanın ilk büyük moralini yanında götürüyor.