Bir perakende şirketinde satış elemanı olarak çalışan İ.B., yöneticisine "Annem hasta" diyerek izin istedi. Ancak izni aldıktan sonra M.E. isimli kız arkadaşıyla buluştuğu tespit edildi. Durumun anlaşılması üzerine işveren, İş Kanunu'nun 25/II maddesi kapsamında doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar gerekçesiyle işçinin iş sözleşmesini ihbarsız ve tazminatsız feshetti.
Feshin haksız olduğunu ve gerekçe gösterilmeden yapıldığını öne süren İ.B., işe iade talebiyle dava açtı. Sürecin sendikal faaliyetleri nedeniyle yürütüldüğünü iddia eden işçi, 1 yıl 3 aylık brüt ücreti tutarında sendikal tazminat istedi. İşveren ise davacının iş yeri disiplinini bozduğunu ve yalan beyanda bulunarak güveni kötüye kullandığını savundu.

İş Mahkemesi "geçerli", BAM "haklı" neden dedi
İlk derece İş Mahkemesi, işçinin yalan beyanla izin aldığını ve kız arkadaşıyla buluştuğunu itiraf ettiğini dikkate alarak eylemin güven ilişkisini zedelediğine, işverenin bu şekilde çalışmaya zorlanamayacağına ve feshin "geçerli nedene" dayandığına hükmederek davayı reddetti. Karar, iki tarafça da istinafa taşındı.

Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 8. Hukuk Dairesi ise ilk derece mahkemesinin kararını düzeltti. Dinlenen tanıkların iddiaları doğruladığını vurgulayan BAM, kararında şu ifadelere yer verdi: "Davacının eylemi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi uyarınca bir bütün olarak değerlendirildiğinde haklı nedenle derhal fesih sebebidir. İlk derece mahkemesince feshin sadece geçerli nedene dayandığının kabulü hatalı ise de yanlışlığın duruşma açılmadan düzeltilmesi mümkündür. Davacının iş sözleşmesi haklı sebeple feshedilmiştir."
Haklı nedenle derhal fesihte işçi, kıdem ve ihbar tazminatı alamıyor.